Parish (2024)
Film Özeti
Güneyin sıcak sokaklarında geçen, hayatta kalma mücadelesinin soluk kesen hikayesini sunan “Parish” filmi, izleyicileri derin düşüncelere sevk edecek. Yönetmen koltuğunda başarısına aşina olduğumuz isimlerden Ernest R. Dickerson, Laura Belsey ve Karen Gaviola’nın olduğu bu yapım, tam anlamıyla bir duygu seli. Sadece belli bir çevreye değil, herkese hitap eden bir atmosfer yaratıyor. Gerçekten bir taksi şoförünün sıradan yaşamının nasıl bir alana dönüşebileceğini izlemek için sabırsızlanıyoruz.
Giancarlo Esposito’nun muazzam performansı, bizi kasvetli ama bir o kadar da gerçekçi bir dünyanın içine çekiyor. Zimbabveli bir gangsterin peşine düşen taksi şoförü, bir günde hayatının alt üst olmasını izliyor. İyi kötü, herkesin başına gelebilecek olan bu çıkmaza düşmemek için ne kadar çabalayabilir ki? Vallahi, izlerken ben bile heyecanlandım; gel de düşünme! Zackary Momoh ve Paula Malcomson da yan karakterleriyle filmin derinliğini artırıyor. Onların hikayeleri de, esas olanla iç içe geçmiş durumda.
Ve işte burası, bizi düşündüren kısım… Hayatta kalmak için her şeyini riske atan bir adam var. Hizmet ettiği belgesiz göçmenleri korumak için dengeler sürekli değişiyor. Hem kendi güvenliği hem de bir canlının kaderi arasında sıkışmış bir taksi şoförünün dertleri, izleyicide derin yaralar açabilir. Of ya, insana gerçekten ne kadar dokunuyor değil mi?
Parish, sadece bir aksiyon veya dram değil. Sordukça açılan sivrisinek gibi kaygı dolu bir hikaye sunuyor. Nefes kesici sahneleri ve karakterlerin yaşadığı içsel çatışmalarla dolu bir yolculuk bizleri bekliyor. Valizleri hazırlayın, bu filmdeki duygusal yolculukta yer almak için sabırsızlandığınızdan eminim. Çünkü “Parish”, hem bireysel bir hikaye anlatıyor hem de toplumsal sorunlara ışık tutuyor. Harbiden, kaçırılmaması gereken bir yapım.
2 Yorum
Aksiyonu ve duyguyu mükemmel harmanlıyor!
Derin ve etkileyici bir hikaye!