Örümcek Ağı (2023)
Film Özeti
Küçük bir kasabanın huzurlu atmosferinde, sekiz yaşındaki Peter’ın hayatı birden bire bambaşka bir hale geliyor. Samuel Bodin’in yönettiği “Örümcek Ağı” filminde, Lizzy Caplan, Antony Starr ve Cleopatra Coleman gibi isimler, hepsi birbirinden yetenekli oyuncularla karşımıza çıkıyor. Peter, yatağının yanı başındaki duvarda gizemli sesler duymaya başladığında, her şeyin başladığı yer burası. Vallahi, öyle garip bir şey ki, esasında herkesin içinde sakladığı korkuların, derinlerde yatan sırların dışa vurulması gibi…
Aile, kaygılı bir şekilde Peter’ın bu duyuları ile ilgili kaygılarını dile getirdikçe, onun hayal gücünün sınırlarını sorguluyor. “Hadi canım, bu sadece bir oyundur,” diyorlar. Ama Peter buna inanmıyor. Korkunç bir sır… Evet, evet, tam o sır! Ailesinin üzerindeki o gizemli örtü, korkularının büyümesine neden olurken, Peter’ın hayal gücü hızla gerçeği aşmaya başlıyor.
Gerçekten de, neyin gerçek neyin kurgu olduğunu bilemeden büyüyen bir çocuğun zihninde korkuların nasıl şekil aldığına tanık olmak, izleyenlere de bir ürperti veriyor. Hani bazen hayal gücümüzün doruklarına tırmanıp, kendimizi bir korkunun kucağında buluruz ya, işte “Örümcek Ağı” tam da bunu başarıyor. Peter’ın gözünden bakıldığında, seslerin kaynağı, sadece kendi hayal gücü mü yoksa ailenin sakladığı gerçekler mi? Korku çığlıkları arasında gerilim dolu anları nasıl yakalayacak?
Gizemiyle ve tedirgin eden atmosferiyle, “Örümcek Ağı”, hepimizi derin bir düşünceye sürükleyecek… Abi, bu filmdeki o tedirgin edici anlar, üzerine uzun süre düşünmeme neden oldu. Çocukluk dönemimizin en derin sırlarıyla yüzleşirken, izleyicilere, bazen bildiklerimiz kadar, bilmediklerimiz de korkutucu olabiliyor… Öyle ya, korkular her zaman gerçeğin bir parçasıdır.
Yorumlar