Ölümden Dönenler (1985)
Film Özeti
H.P. Lovecraft’ın evrenine zıpladığımız “Ölümden Dönenler”, insanın ölüme karşı verdiği çılgınca savaşı gözler önüne seriyor. 1985 yapımı bu eser, Stuart Gordon’ın yönetmenlik becerileriyle buluştuğunda, hem bilim kurgu hem de korku unsurlarını harmanlayarak unutulmaz bir deneyim sunuyor. Jeffrey Combs’ın hayat verdiği Herbert West karakteri, yalnızca bir tıp öğrencisi değil; o, ölüleri diriltmeyi başardığını düşünen, dahice ama bir o kadar da tehlikeli bir bilim adamı. Kabus gibi deneyleriyle izleyiciyi derinden sarsıyor.
Of ya, düşünsenize; bir sabah evinizin kapısını çalan eski bir arkadaşınız ya da sevdiğiniz bir akrabanız, hiç beklemediğiniz bir şekilde geri gelmiş. Ama bu geri dönüş, tam anlamıyla bir kabusun kapılarını aralıyor. Bruce Abbott’ın canlandırdığı Dan Cain karakteri, West’in delilik dolu planlarına dahil olduğunda, her şeyin ne kadar hızla kontrolden çıkabileceğini gözler önüne seriyor. Miskatonic Üniversitesi’ndeki deneyimler, bir yandan komik sahnelerle dolarken diğer yandan çizgi filmlerden fırlamış gibi korkunç zombilere dönüşüyor.
Barbara Crampton’ın hayat verdiği Megan, bu maceranın içinde sıkışıp kalmış bir karakter olarak dikkat çekiyor. Ne yazık ki, West’in hırsı ve açgözlülüğü, herkesin hayatını etkilerken, David Gale’in canlandırdığı Dr. Hill gibi rakiplerin de oyuna dahil olmasıyla işler iyice karışıyor. Zombiler ortalıkta cirit atarken, morg bir arenaya dönüşüyor…
“Ölümden Dönenler”, yalnızca bir korku filmi değil; aynı zamanda insanlığın sınırlarını zorlayan bir hikaye. Bilim ve doğaüstü arasındaki o ince çizgide yürüyen bu film, izleyicide hem kahkaha hem de tedirginlik yaratmayı başarıyor. Zira, ölülerin geri dönmesi hiç de sanıldığı gibi masum bir şey değil… İster korku, ister komedi; bu filmde her şey “ölümden” çok daha fazlasıyla dolu. Harbiden de izlenmesi gereken bir klasik!
Yorumlar