Castle (2009) Fragman
Film Özeti
Nick Castle, dedektif romanlarının ustası! New York’un karmaşası içinde, kendine has üslubuyla göz alıcı hikayeler yaratan ünlü bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Ama işin ucunda sadece edebi bir merak yok; Nick’in kaleme aldığı kitaplar, gerçek hayatta da kanlı olayların tetikleyicisi olmaya başlıyor. Bu durum, onu bir yazarın ötesinde, bir suç çözümleyiciye dönüştürüyor. Dedektif Kate Beckett ise bu durumun absürtlüğünün farkında. Dizinin başlangıcında, şehrin sokaklarında bir anda patlak veren seri cinayetler, Nick’in romanlarından esinlendiği izlenimi uyandırıyor. Vallahi, bu durumun yüzünden işlerin karmaşık bir hal alması işten bile değil.
Beckett, her zamanki soğukkanlı ve azimli tavrıyla, cinayetleri çözmek için Nick’le iş birliği yapma kararı alıyor. İkili, adeta bir suç romanının içine düşüyor. Bir dedektif ve bir yazar… Ne de olsa hayat kimi zaman gerçek bir romandan farksızdır. İçinde yer alacakları maceralar, soğuk kanlılıkla sürmekle kalmayıp, aynı zamanda arkadaşlıklarını da sorgulatıyor.
Dizinin akışına bakarsak, bir yandan karakterlerin içsel çatışmaları ve dönüşümleri gözler önüne serilirken, diğer yandan derinleşen bir cinayet komplosunun peşine düşme gerilimi artıyor. Kimi zaman mizah, kimi zaman duygusallıkla harmanlanan sahneler, izleyicilere hem düşündürücü hem de keyifli anlar sunuyor. “Of ya, ne olacak şimdi?” diye düşündüğünüz o anlar ise işin içine heyecan katıyor.
Kısacası, “Castle” bizlere yalnızca bir dedektiflik hikayesi sunmuyor; aynı zamanda yazarlık, yaratıcı düşünce, ve insan hâlleriyle dolu bir keşif serüveni vadediyor. Romanların ve gerçek hayatın iç içe geçtiği bu dünyanın kapıları, izleyicilere ardına kadar açılmış durumda. Bu serüvenin sonunu merakla bekleyeceğinizden eminiz!
Yorumlar