New York'tan Kaçış (1981)
Film Özeti
“New York’tan Kaçış” 1981 yapımı, John Carpenter’ın dahi yönetmenlik becerisini sergileyen bir film. Kendinizi, suçun pençesinde kıvranan bir şehrin ortasında buluyorsunuz; New York, adeta bir açık hava cezaevine dönüşmüş… Dikenli tellerle, duvarlarla çevrili devasa bir hapishane! Suçlu ve anarşinin kol gezdiği bu yerde, umutsuzluk her köşeyi sarmış. İşte, tam bu karanlık atmosferde, kahramanımız Snake Pliskin, yani Kurt Russell sahneye çıkıyor. Şimdi düşünün, öyle bir adam ki, geçmişteki hüsranları ve kayıpları onu daha da sertleştirmiş. Ama işte, bu seferki macera biraz farklı; başkanın uçağı teröristler tarafından düşürülünce, Snake’in cesareti bir kez daha test ediliyor…
Zaman sınırlı. Koluna yerleştirilen patlayıcı, onu sokaklarda dolaşmaya zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda hayatını kurtaracak tek şansını sunuyor. 24 saat içinde, kargaşa dolu bu şehirden başkanı kurtarmak zorunda. Bu sorun sadece bir görev değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesi. Gerilim, aksiyon ve hayatta kalmanın verdiği o inanılmaz içsel çatışma… aşk, dostluk ve ihanet arasında, Snake’in karar vermesi gereken anlar birbiri ardına geliyor. Gerçekten de zor bir iş… Yalıtılmış bir şehirde, en iflah olmaz suçlularla dolu bir ortamda hayatta kalmak, her şeyden daha zorken, Pliskin’in karşısına çıkacak engellerin sayısı da cabası.
Düşünün, Manhattan bir cezaevi olmuşken, Snake’in her adımı, onun kurtuluşunu ya da felaketini getirebilir. Kaskatı bir savaş alanında, hiçbir şeye acımadan sorumluluk almak zorunda kalacak. Gerçekten heyecan verici. Ne dersiniz, 24 saat içinde, imkansız bir görevi üstlenecek bu adam, hayatta kalmayı başarabilecek mi? “New York’tan Kaçış”, bir aksiyon filmi olmanın çok ötesinde, izleyiciyi derin bir hikayeyle kucaklıyor…
Yorumlar