My Brilliant Friend (2018)
Film Özeti
My Brilliant Friend, sadece bir dizi değil; dostlukların, kayıpların ve hayal kırıklıklarının edebi bir yansıması. Elena Ferrante’nin kurgusundan süzülen, büyülü bir dünyaya adım atıyoruz. Napoli’nin rengarenk sokakları, yoksulluğun gölgesinde yeşeren umutlar… Elena Greco ve Raffaella Cerullo’nun hikayesi, ilkokulda yapılan bir arkadaşlık anlaşmasıyla başlamış olsa da, yıllar geçtikçe bu bağın ne denli karmaşık hale geldiğini gösteriyor.
Her şey, Lila’nın aniden kaybolmasıyla alt üst oluyor. Elena, dostunun gizemini ve onun hayatındaki dönüm noktalarını yeniden yazma çabası içinde. Ahhh, o an… Gerçekten dayanılmaz bir his; kaybettiğiniz birini geri getirmeye çalışırken, hafızaların derinliklerinde kayboluvermek. Sınırlarını zorlayan bir dostluğun izini sürerken, kendinizi yeniden keşfedeceksiniz. Sadece dostluk değil, aynı zamanda ihanetler, rekabetler ve büyümenin getirdiği karmaşalar da var işin içinde.
Bu dizi, gençlerin hayallerine, kadınların mücadelelerine ve sosyal sınıf çatışmalarına odaklanıyor. Julia, Margherita Mazzucco’nun hayata geçirdiği Elena karakteriyle baş döndürücü bir yolculuğa çıkıyor. Duyguların yoğunluğu, görüntülerin estetiğiyle birleşince izleyiciyi alıp götürüyor. Diğer karakterler, Napoli’nin dar sokaklarında verdiği mücadelenin birer parçası… Her biri, bir başka hikaye; bir başka kaybolmuş hayâl.
Kısacası, My Brilliant Friend, hayallerin ardındaki karanlıkları, dostluğun ışığında parlatan bir yapım. İzlerken, “Harbiden, bu da mı böyle?” diye düşüneceksiniz. İkili, hayatın sunduğu sınavların üstesinden gelmeye çalışırken onları izlemek, içinizde bir tatlı burukluk bırakıyor. Bazen gülmek, bazen de hüzünlenmek zorunda kalıyorsunuz. Napoli’nin büyüsü, tüm bu ilişkilere yansıdığı sürece daha ne güzellikler bekliyor bizleri…
Yorumlar