Mumya (1999)
Film Özeti
Mumya (1999) filmi… Ah, nereden başlasak ki? Mısır’ın derinliklerinde, geçmişin karanlık sırları ve yasak aşkın ipuçlarıyla dolu bir hikaye var. Yönetmen Stephen Sommers bizi öyle bir dünyaya götürüyor ki, her anımızda adrenalinin damarlarımızda dolaştığını hissediyoruz. Harbiden, Brendan Fraser’ın canlandırdığı Rick O’Connell karakteri, maceraperest bir ruhla çıkıyor yola. Bir yandan kahraman, diğer yandan bir kaybeden. Hani o tiplerden biri var ya, sürekli işin içinden çıkmak zorunda kalır… İşte öyle.
Evelyn (Rachel Weisz) ve kardeşi Jonathan (John Hannah) ile birlikte mısırın gizli cennetlerine doğru yola çıktıklarında tam olarak neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Ama bizim için şanslı, çünkü bu üçlü, Antik Mısır’ın lanetlerini ve karanlık güçlerini uyandırmaktan çok daha fazlasını yapacak. İnsanoğlunun geçmişindeki gerçek kötülük, ruhları için savaşacakları bir düşmanla yeniden canlanıyor. Anck-Su-Namun ve Imhotep arasındaki yasak aşkın bedeli ödeniyor; öyle bir bedel ki az önce korkunç kelimesinin yanına bile gelmeye korkarım…
İlk başta belki de sadece bir hazine peşinde koşan maceraperestler gibi görünüyorlar. Fakat, öyle bir an geliyor ki, lanetin ne demek olduğunu çok iyi anlıyorlar. Imhotep’in kabri açılıyor ve bunun sonucunda başlarına gelen, alışık oldukları maceranın çok ötesine geçiyor. Mısır çölü, karanlık ve gizem dolu bir atmosferle çevrili. Patricia Velásquez’in canlandırdığı unutulmaz karakter, adeta zamanın içinde kaybolmuş bir ruh gibi…
Sonuç olarak, “Mumya” sadece bir aksiyon filmi değil. Aşk, ihanet, cesaret ve sonuçlarıyla yüzleşmek üzerine bir hikaye. Kaçırılmayacak bir macera, karanlık bir geçmişle yüzleşen üç kişinin serüveni. Bu filmde kendinizi bulacaksınız… İşte bu yüzden, o büyülü atmosferi bir kez daha deneyimlemek üzere ekran başına geçmek için sabırsızlanıyorum. Hadi, Mısır’a dalalım ve lanetlerin pençesinde kaybolalım!
Yorumlar