Mars (2016)
Film Özeti
Mars, insanlığın uzak bir gelecekteki hayallerinden birini gerçeğe dönüştürme çabasıyla yola çıkan Daedalus uzay aracının hikayesini anlatıyor. Yönetmen Everardo Gout’un elinden çıkan bu eser, hem bilim kurguya hayran kalanları hem de derin bir dram arayanları tatmin edecek bir yolculuğa davet ediyor. Gelecekte Mars’ta kurulması hedeflenen sürdürülebilir koloni için bir araya gelen bir grup cesur astronot, insanlığın sınırlarını zorlayacak bir macerada karşımıza çıkıyor. Düşünsenize, uzayda belirsiz bir ortamda yaşam mücadelesi vermek… Harbiden insanın tüylerini diken diken ediyor.
Filmin kalbinde, modern bilim ve inovasyonun en parlak temsilcileriyle yapılan gerçek röportajlar yer alıyor. Yani, geçmişte yaşanan gerçek araştırmalar, günümüz bilim insanlarının hayalleriyle harmanlanıyor. Evet, belgesel unsurlarıyla dolu olan bu dizi, seyirciyi hem düşündürüyor hem de ilham veriyor. Gout’un yönetimi altında, Jihae, Alberto Ammann ve Clémentine Poidatz gibi isimler görev alarak, izleyiciyi Mars’ın kızıl topraklarında, keşifler ve zorluklarla dolu bir serüvene çıkarıyor. Of ya, düşündüğünüzde bile ne kadar etkileyici!
Mars’ın çarpıcı görselliği ve teknolojik arka planıyla, insan ruhunun dayanıklılığı, keşif tutkusu ve bilimsel gelişmeler arasındaki bağı gözler önüne seriliyor. Bu dizi sadece uzay temalı bir aksiyon show değil. Aynı zamanda insanın kendi içindeki mücadeleyi, dayanıklılığı ve hayatta kalma içgüdüsünü sorgulayan bir yapım. “Acaba biz de böyle bir şey yapabilir miyiz?” sorusuyla dolup taşan sokaklarda yürürken, izleyicinin aklında bir kıvılcım çakıyor.
Mario, Sammi Rotibi ve Anamaria Marinca’nın da katkılarıyla, Mars deneyimi düşündüğünüz kadar basit değil. Geçmiş, şimdi ve gelecek arasında gidip gelen bu film, zamanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Sonuçta, belki de bu yolculuk hepimizin içindeki keşif arzusunun bir yansımasıdır… Bunu kaçırmamanız için harbiden söylemeliyim!
1 Yorum
Mars, bilim ve dramı müthiş harmanlayan etkileyici bir yapım.