Manhunt (2019)
Film Özeti
Gerilim dolu bir deneyime hazır olun! “Manhunt” filmi, İngiltere’yi derinden sarsan bir cinayet davasını ekranlara getirirken, bizleri de adaletin peşine düşen DCI Colin Sutton’ın gözünden bu İnanılmaz yolculuğa ortak ediyor. Martin Clunes, bu rolünde sadece bir dedektif değil, aynı zamanda izleyicinin yaşamına da dokunan bir karakter sunuyor. Tam bir seri katil avcısı gibi… İlk bakışta basit bir cinayet gibi gözüken olay, Sutton’un kararlılığıyla bambaşka bir boyuta taşınıyor.
Bu arada, genç bir Fransız kadının Londra’nın sokaklarında hayatına veda etmesiyle başlayan olaylar döngüsü, Sutton’ı sürekli olarak dış görünümlerinde kaybolmuş ya da unutulmuş ipuçlarına yönlendiriyor. Of ya, gerçekten kime güveneceğinizi bilemediğiniz bir atmosfer var. İlk başta cinayet nedenleri belirsiz; ama Sutton’un aklı bir çılgınlık gibi çalışıyor… Yavaş yavaş, görünenin ötesinde bağlantılar bulmaya başlıyor. İki ayrı cinayetle birleştirdiği bu davada, Sutton’a dair hayranlıkla izlediğiniz o sabrı ve azmi, kendinizi onun yerine koyarken daha da hissediyorsunuz.
Marc Evans’ın yönettiği bu film, sadece bir polisiye değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inmeyi amaçlıyor. İnsanların niçin bu kadar karanlık tarafta kaybolduğunu sorgularken, izleyici de kendini baş döndürücü bir ikilem içinde buluyor. Her an gerilim tavan yaparken, kalp atışlarınızla bu eşsiz yolculuğa tanıklık ediyorsunuz. Harbiden, imdb puanı yüksek bir dizi arayanlar için kaçırılmayacak bir yapım. Her sahnesiyle içinizdeki merak duygusunu kamçılıyor ve sizleri “acaba şimdi ne olacak?” sorusuyla baş başa bırakıyor…
E ve sonuca ulaştığında, sadece bir cinayeti değil, bir insanın ruhunu ve kararlılığını da sorguluyor olacaksınız. “Manhunt”, sadece bir film değil; izlemeyi seven herkes için unutulmaz bir deneyim…
Yorumlar