Luther (2010)
Film Özeti
“Başka bir dünyada, her şey nasıl da farklı olurdu… Ama Luther, herkesin karanlık taraflarıyla yüzleşmek zorunda olduğu bir gerçeklikte yaşıyor. İşine son derece bağlı bir dedektif olan John Luther (Idris Elba), cinayetlerin ardındaki psikolojik etkenleri açığa çıkarmaya çalışırken kendi içsel savaşlarıyla da yarışıyor. Düşünmeden edemiyorsunuz; adalet ve kişisel yaşamın dengesini nasıl kurabilir ki bu adam? Her biri birer başyapıt olan cinayet davalarının üzerindeki süreklenmeyle birlikte, Luther’in zihnindeki karmaşa ve bunun getirdiği duygusal yük de giderek artıyor.
Kendisine en yakın olanlardan bile şüphe duyar hale geliyor. İyi mi, kötü mü? Bazen, karanlığın içinden doğruyu bulmak neredeyse imkansız. Sadece işinin getirdiği baskılar değil, geçmişte yaşadığı travmalar da peşini bırakmamış durumda… Yanındaki takım arkadaşları (Indira Varma, Steven Mackintosh) kadar destek olmaya çalışsalar da, her birinin kendi meseleleri var.
Dizi, Londra’nın gri ve kasvetli havasında, izleyicilere yalnızca bir dedektifin hikayesini değil, bir adamın ruhunun derinliklerine inme fırsatı sunuyor. Bir yandan adaleti sağlamak için savaşırken, diğer yandan kendi hayatını kurtarma çabası içinde kıvranan Luther, harbiden de biz izleyicilere ‘Bir dedektif ne kadar şanssız olabilir ki?’ dedirtiyor. Of ya, bu adamın yaşadıkları bir diziye yüklenmiş en derin dram olarak nitelendirilebilir.
Şiddet, psikolojik çatışmalar, toplumun yüzüne saplanan bir ayna… Herkesin bir gün bakalım kendi karanlık tarafıyla yüzleşmek zorunda kalacağı gerçeği ile baş başa kalacağız. Sadece bir suç draması değil, aynı zamanda insan psikolojisinin derinliklerinde dolanan bir yolculuk… Öyle bir yolculuk ki, sonunda kendi kimliğimize, gerçek yüzümüze bir adım daha yaklaşacağız…”
Yorumlar