Love, Death & Robots (2019)
Film Özeti
“Love, Death & Robots”… Yani hayat, ölüm ve robotlar. Tim Miller ve David Fincher’ın bir araya getirdiği bu antoloji dizisi, gözlerimizi ekrana kilitleyen bir animasyon deneyimi sunuyor. Her bölümde karşımıza çıkan farklı hikayeler, bizi derin düşüncelere itiyor; evet, belki de biraz tedirgin ediyor. Korku, komedi ve bilim kurgu bu dizinin her köşesinde kendi kendini sıkıştırmış gibi, birbirleriyle dans ediyorlar. Kısa ve etkili öykülerle, gördüğümüzü düşündüğümüzü sorgulatıyor.
Her bölümde farklı bir dünya keşfediyoruz. Bazen bir savaşın ortasında kalmış insanların duygularına tanıklık ediyoruz, bazen de insanlığın doğasına dair sorgulamalar yapıyoruz. Of ya, insanoğlunun karanlık yanları her zaman gözlerimizin önünde değil mi? Ama “Love, Death & Robots”, bu yanları ışıklandırarak… Yani görselliği bir yana, anlatım tarzı ve kurgu ile gerçekten dikkat çekiyor. Hani deriz ya “bir film kısa olunca hemen bitiyor” diye, oysa burada her bölüm kendi içinde bir bütün ve bu yüzden vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsun.
Animasyon teknikleri öyle zengin ki… Bazen kalemle çizilmiş gibi, bazen de göz alıcı 3D CGI ile. Her sanatçı, kendi dilini kullanarak hikayeyi sunmuş. Türkiye’de de farklı kültürler ve bakış açıları ile hayata geçirilen projelerle kıyaslayacak olursak, bu çeşitlilik harbiden takdire şayan. Göz alıcı detaylar, her sahnede farklı bir heyecan yaratıyor. Kısa sürede derin izlenimler bırakıyor.
Josh Brener ve Nolan North’un sesiyle hayat bulduğu karakterler, izleyiciyi adeta bu kurgusal derinliklerin merkezine çekiyor. Bazen gülümseyip, bazen de kalbimiz sıkışarak izliyoruz. Ve her bölüm, bir sonrakinin merakını artırarak… Duygularımızla oynuyor. Bu sanat eseri, sadece izlemekle kalmayıp düşünmeye ve sorgulamaya da yönlendiriyor. “Love, Death & Robots”, günümüz dünyasının karmaşasını animasyonla harmanlayarak… Evet, tam bir sanat eseri. Bu diziyi izlerken, her bölümden sonra “keşke daha fazla olsaydı” demeden edemiyorsun.
Yorumlar