Lilyhammer (2012) Fragman
Film Özeti
New York’un kirli sokaklarından, soğuk Norveç’in Lilyhammer kasabasına uzanan bir serüven… “Lilyhammer”, izleyicilerini alışık olmadıkları bir dünyaya davet ediyor. Frank Tagliano, yani Steven Van Zandt, karşımızda. Bir zamanlar İtalyan mafyası içinde saygı ve korku ile anılan bu adam, artık polisle iş birliği yaparak tanık koruma programına girmiş bir kaçak. Of ya, kim bilir ne zorlu bir yaşam bekliyor onu…
Kışı tam anlamıyla hisseden Norveç, Frank’in karakterine tamamen ters düşüyor. Hani “Buranın havası bile sert” derler ya, işte öyle bir durum. Soğuk, sarı ışık altında yürürken, daha önce hiç hissetmediği bir yalnızlık içinde kayboluyor. Sahi, mafya babası iken sıradan bir göçmenin hayatına geçmek kolay mı? Hiç sanmıyorum. İlk başta sıradan bir yaşantıyı kabullenmesi imkansız gibi görünse de, hayat ona sürprizler hazırlıyor. Gündelik hayatta, kasabanın sıradan halkıyla kurduğu ilişkilerdeki karizması, izleyenleri bazen güldürüyor, bazen düşündürüyor.
Daha ilk bölümlerde Frank’in karşılaştığı tuhaf yaşam koşulları ve komik durumlar, onu efendisi olduğu yeraltı dünyasından koparıp, tuhaf ama bir o kadar da eğlenceli bir hayata sürüklüyor. İnsan ilişkileri, hele ki Kuzey’in insanlarıyla kuracağı bağlar, onun için bir sınav niteliği taşıyor. Kötü şans, iyi şansa dönüşecek mi?
Dram ve komedinin ustaca harmanlandığı bu yapım, Norveç’in güzellikleriyle dolu manzaralarını arka planda ustaca kullanıyor. Moda bir kenara, kültürleri harmanlayan Frank’in çelişkileri ve karakteri, hem komik hem de derin bir yolculuğu başlatıyor. Frank Tagliano’nun hikayesi, yalnızca bir evrimi değil, aynı zamanda bir insanın kendi kimliğini yeniden bulma mücadelesi… Sonuçta, bir mafya babası, sıradan bir hayat mı yaşayabilecek? Bu sorunun cevabı, “Lilyhammer” ile dolup taşıyor.
Yorumlar