Kuş Kafesi (1996)
Film Özeti
Kimi filmler vardır, insana hayatı hatırlatır; işte “Kuş Kafesi” de onlardan biri. Mike Nichols’un yönetmenliğini üstlendiği bu 1996 yapımı komedi, kahkahalarla dolu bir yolculuğa çıkarırken, aynı zamanda aile olmanın anlamını sorgulatıyor. Robin Williams’ın canlandırdığı Armand Goldman’ın hayatı, Güney Florida’daki bir drag kulübünün renkli atmosferinde geçiyor. Armand’ın hayat arkadaşı Albert (Nathan Lane) ve onların tek oğlu Val, ailenin ritmini belirleyen üçlü.
Ama of ya… Her şey, Val’in muhafazakâr bir senatörün kızı olan Barbara’ya aşık olmasıyla başlıyor. İki dünyanın kesiştiği nokta burası. Val, Barbara’nın ailesinin kompleksinden kaçmak için, Armand ve Albert’ın “normal” bir aile gibi davranmasını istiyor. Bu noktada işler iyice karmaşıklaşır. Albert, heteroseksüel bir baba olmaya çalışırken yaşadığı komik anlar, izleyiciyi kahkahalara boğarken, derin duyguları da açığa çıkarıyor. Tüm bunlar, hem komik hem de düşündürücü bir şekilde yaşanırken, ailenin gerçek değerleri ile yüzleşiyoruz.
Kuş Kafesi, sadece bir yaz komedisi değil, aynı zamanda aşkın ve kabul etmenin evrensel hikayesini anlatan bir film. Armand ve Albert’ın mücadelesi, aşkın her türlüsüne kapı aralarken, esprili diyalogları ve güçlü performanslarıyla izleyiciyi etkisi altına alıyor. Yani, dürüst olmak gerekirse, bu film izlenmesi gereken bir başyapıt. Gerçekten de samimiyetle dolu ve eğlenceli bir hikaye sunuyor. Bir aile filmi olmanın yanında, insanları düşündüren, gülümseten… Harbiden kaçırılmamalı!
Yorumlar