Kurtlar Sofrası (1984)
Film Özeti
Kurtlar Sofrası, 1984 yılında Neil Jordan’ın yönetmen koltuğuna oturduğu ve masalların karanlık yüzünü irdelendiği etkileyici bir film. Genç bir kızın masumiyetini kaybetme yolundaki yolculuğu, her bir sahnede içten bir şekilde işleniyor. Sarah Patterson’ın hayat verdiği genç karakter, er geç yetişkinliğin eşiğine adım atacak ve bu süreçte cinsellik ile tanışacak. Masumiyet, bir anda gözler önüne seriliyor; kendi dünyasında kaybolmuş bir kızı izlemek gerçekten dokunaklı…
Filmin yapısı, bildiğimiz klasik masallardan uzakta bir yol alıyor. Ama ne var ki, bu karanlık masalın içinde kurtadam hikayeleri ve işlenmiş mitolojik ögeler, seyirciyi içine çekiyor… Angela Lansbury ve David Warner gibi usta isimlerin performansları ise filme derinlik katıyor. İnsanı düşündüren, içten içe sorgulatan, bizlere masalları bir kez daha gözden geçirten bir deneyim sunuyor. Kırmızı Başlıklı Kız’ın hikayesine duyduğumuz aşinalık, aniden yeniden yorumlanıyor.
Daha önce böylesine karanlık ve sıradan masallar dinlemişseniz, Kurtlar Sofrası’nın sunduğu gerçekçilik karşısında etkilenmemeniz pek mümkün değil. Graham Crowden ve Brian Glover’ın karakterleri de filme farklı bir tat katıyor; her biri derin, çelişkili duygularla dolu. Tıpkı hayat gibi… Ne kadar ürkütücü olabilse de, hayatın kendisi de bir masal. Ve bence bu film, o masalın sırlarını adım adım açığa çıkarıyor.
Özetle, Kurtlar Sofrası sıradan bir büyüme hikayesinin çok ötesine geçiyor. Gençlik, kaybedilen masumiyet ve gerçekler; iç içe geçmiş bir doku oluşturuyor. Bu film, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak, sıradan bir masalı unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor…
1 Yorum
Kurtlar Sofrası, masumiyetin kaybını etkileyici bir dille anlatan unutulmaz bir film.