Kromoleo: The Haunting (2024)
Film Özeti
Zia, annesinin cenazesi için döndüğü evde, beklenmedik bir kargaşanın içine çekilir. Hani derler ya, bazen geri dönüşler beklediğinizden çok daha fazlasını getirir. İşte Kromoleo: The Haunting (2024) tam da böyle bir hikaye sunuyor. Yönetmen Anggy Umbara, gerilim, korku ve dramı harmanlayarak, filmdeki ruhları adeta hayatınıza sokuşturuyor. Evet, Zia’nın eve gelişinin ardından başına gelenler, hem onu hem de izleyenleri dehşete düşürecek kadar sarsıcı…
Zia, masum bir akraba ziyareti için yola çıkar, ne var ki, bu yolculuk kabuslarla dolu bir serüvene dönüşmekte. Film, ruhlar dünyasının intikam peşinde koşmasıyla Zia’nın başından geçenleri etkileyici bir şekilde tasvir ediyor. Abun Sungkar ve Cornelio Sunny gibi yetenekli oyuncuların katkısıyla, Zia’nın yaşadığı zor anlar daha da belirgin hale geliyor. Karakterler öyle bir derinlikte tasvir ediliyor ki izleyici kendini onların yerine koymaksızın edemiyor…
Zia’nın babasının ölümüne dair sırlar açığa çıkmaya başlıyor. Korkularını yenmek zorunda kalan Zia, sadece geçmişin hayaletleriyle değil, kendi içsel çatışmalarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Rukman Rosadi ve Tio Pakusadewo’nun performansları, bu yüzleşmeyi o kadar etkili bir şekilde yansıtıyor ki, izlerken “of ya, bu ne perişan bir durum” dedirtmeden edemiyorsunuz.
Bir aile sırrının ortaya çıkmasıyla, ruhların intikam peşindeki gözleri Zia’nın üzerine odaklanıyor. Gerilim dolu anlar ve her köşeden fısıldayan hayatların hikâyeleri, izleyiciyi adeta kanepenin kenarına oturtuyor. Sonuçta Zia, sadece ailesinin geçmişini değil, kendi geleceğini de şekillendiriyor. Özellikle, bu filmdeki ruhların arka planda fısıldayan sırları, izleyenleri düşündürmekle kalmayıp, kabuslarınızın gerçeklik olduğu sorusunu akıllara getiriyor. Ne diyelim, korku ve intikam dolu bir yapım karşımızda! Düşünmeden geçmeyin, bu filmi izlerken tüm ışıkları açmayı unutmayın…
Yorumlar