Bir Katedralin Öyküsü (2010)
Film Özeti
Kingsbridge’de yükselen bir katedralin gölgesi altında, bir yandan aşk, diğer yandan hırs ve savaşın pençesindeki insan yaşamları birbirine karışıyor. “Bir Katedralin Öyküsü”, eski İngiltere’nin karanlık ve karmaşık dönemi ile izleyicileri tanıştıran bir eser. Yönetmen Sergio Mimica-Gezzan’ın elinden çıkan bu 12. yüzyıl anlatısında, bir yandan yapı ustası Tom ile soylu kadın Aliena’nın yasak aşkı, diğer yandan kötü kalpli Lord William ile din adamı Philip arasındaki güç savaşları gözler önüne seriliyor. Harbiden de sıradışı bir yapım…
Zaman geçiyor, ama insanların kalbindeki tutku, hırs ve acı hep aynı kalıyor. Tom’un zekâsı ve Aliena’nın güzelliği, katedralin inşaatında karşılaşan iki farklı dünyanın birleşmesini sağlıyor. Fakat bir daha hiç eskisi gibi olamayacaklarını emin olun, her aşk hikayesi gibi onlarınki de pek çok engellerle dolu… Kralın savaşları, dinin iktidarı ve insanların karanlık tarafları, herkesin hayatını tehdit ederken, katedralin inşası hayalleri süslüyor. Hani şu “tam da o an”lar var ya, işte o anlar, büyük dönüşümlere sahne oluyor.
Jack, taş ustası olarak Tom’un yanında yer alırken, Ellen ormanın derinliklerinden çıkıp hayatlarına dahil oluyor. Acaba bu karakterler hangi yoldan geçerek birbirlerine ulaşacaklar? Beklentiler, kayıplar, siyasi oyunlar ve aşk… Hepsi katedralin duvarlarına kazınıyor. Her biri, hayatta kalmak için savaşırken, izleyiciler de kendi duygularıyla yüzleşiyor. “Of, bu adam ne yaptı?” dedirten anlar, alev alev yanan ruh hâli ile izleri derin bırakıyor.
Sonuç olarak, “Bir Katedralin Öyküsü”, hem görsel hem de duygusal bir şölen sunan, aşkın ve insan ruhunun derinliklerinde dolaşan epik bir yolculuk. Unutmayın, bazen en güzel yapılar, en acı hikayelerin üzerine inşa ediliyor…
1 Yorum
Derin duygular ve tarihi olaylar mükemmel bir şekilde harmanlanmış.