Kanıt (2010)
Film Özeti
“Kanıt” filmi, Cem Sürücü ve Biray Dalkıran’ın yönetmenliğinde hayat buluyor. Düşünün… Yaşanan zor ve karanlık olaylar, gözlerinizi ekrandan ayıramayacağınız bir maceraya dönüşüyor. Sevil Atasoy’un sıcak, ama bir o kadar da güçlü karakteri, izleyiciye adeta bir ayna tutuyor. Engin Benli, Deniz Celiloğlu, Sera Tokdemir ve Ece Güzel gibi isimlerle, her biri derinlemesine işlenmiş karakterler oluşturulmuş.
Söz konusu dizi, aslında sadece bir polisiye hikaye değil. Ahlak, adalet ve insan doğası üzerine yapılan bir sorgulama… Her bölümde merak duygunuz iyice kabarırken, “acaba bu sefer ne olacak?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Of yani, tam bir bulmaca gibi; bir ipucu, diğer bir ipucunu getiriyor, her köşede yeni sırlar bekliyor.
Senaryonun derinliği Ahmet Saatçioğlu’nun kaleminden çıkarken, izleyicinin ruhuna işleyen diyaloglarla dolu. İzledikçe, kendinizi karakterlerin yerine koyuyor, duygusal yolculuklarına eşlik ediyorsunuz. Vallahi, çoğu sahnede gülüp geçemeyeceğiniz, ama bir o kadar da düşünmeye zorlayacak sahneler çıkıyor karşınıza.
Drama tarzını ustaca harmanlayan “Kanıt”; hayatta kalma, mücadele etme isteği ve insan psikolojisinin karmaşıklığı üzerine araştırmalar yapıyor. Her karakterin kendi hikayesinin derinliklerine inmek, izleyiciye geniş bir perspektif sunuyor. Kendinizi bir dedektif gibi hissetmeniz işten bile değil.
Bazen bir suçun çözülmesi için onların gözünden baktığınızda, harbiden içten bir sorgulama başlatıyor… İçsel çatışmaları, bağlantıları ve hayata dair gerçekleri keşfederken, acaba gerçekte kim masum? Ne kadar ileri gidebilirsiniz? İçsel savaşların bitmediği, sürükleyici bir dünyanın kapılarını aralıyor “Kanıt”. Gerçekten, kaçırmamanız gereken bir yapım.
1 Yorum
“Kanıt”, derin karakterlerle dolu, sürükleyici bir yapım. Kaçırılmamalı!