Kaamelott (2005)
Film Özeti
Kaamelott… Duyduğunda aklına ne geliyor? Orta Çağ, yuvarlak masa, kahramanlık hikayeleri mi? Evet, bir parça öyle, ama burada işin rengi epey farklı. François Guérin ve Alexandre Astier’in elinden çıkan bu eserde, Kral Arthur ve şövalyeleri, klasik kahramanlıklarını unutmuş ve bir değişim sürecine girmişler. Her ne kadar kutsal kaseyi aramak üzere yola çıksalar da, asıl belayı kendi öz benlikleri çıkartıyor.
Gerçekten, bu filmdeki kazanımlar çoğu zaman ciddiyetin tam zıttı bir şekilde ele alınıyor. Korkaklık, açgözlülük, hiçliğin peşinde koşan epey sıradan kişiliklerin serüvenleri haline geliyor. Yani, kahramanlık yerini günlük hayattaki abuk sabuk durumlarla dolu maceralara bırakıyor. Kral Arthur’un hikayesi öyle sıradan bir battaniye gibi sarıyor bizi, her köşeden sürprizlerle çıkıyor karşımıza. Vallahi, bu karakterlerin ikidilli halleri, bir yandan gülmeni sağlayacak, diğer yandan da nasıl bu hale geldiklerini sorgulamanı…
Yönetmen Alexandre Astier’in benzersiz bakış açısıyla hayata geçirilen Kaamelott, tam bir komedi drama. Her şeyin sıradanlaşması, olayların dönüşümsel komedinin eğlenceli bir parçası haline gelmiş. Arthur ve şövalyeleri, epik bir efsaneye dönüşmekten ziyade, sıradan insan halleriyle seyircilerle buluşuyor. Yani, her macera, alaycı bir bakışla karşımıza çıkarken, “Al işte, yine kendi kendilerini nasıl batıracaklar” dedirtecek şekilde ilerliyor.
İzlerken sürekli bir neşe hâkim oluyor. İkisinin çatışması, izleyiciye harbiden farklı bir pencereden bakma fırsatı sunuyor. Düşmanı, duvarda asılı bir miğfer, ya da yanında oturan tembel bir şövalye olabiliyor. Çizginin dışında bir şeyler görmek isteyenler için, Kaamelott; hem zaman kaybı, hem de bir nevi kayıp hikayesi. Tam olarak öyle işte…
Yorumlar