Jaws: Denizin Dişleri (1975)
Film Özeti
“Jaws: Denizin Dişleri” filmi, 1975 yazının en sıcak günlerinde, kasabanın sahilinde başlıyor. Herkes plajda, mangal yaparken, suya atlayıp serinlerken, kasabanın kalbinde bir korku gizleniyor… Steven Spielberg’in ustalığıyla hayat bulan bu yapım, korkuyla dolu bir yolculuğa davet ediyor. Küçük bir sahil kasabası düşün; görkemli plajları, güneş parlayan denizi ve tatilcilerle dolup taşan sokakları… Fakat burada asıl iktidar, denizin derinliklerinde saklanan bir canavarda.
Filmin kahramanı şerif Martin Brody (Roy Scheider), kasabanın huzurunu korumak için canla başla çalışıyor. Ama işin rengi değişiyor; bir sabah, sahilde bir genç kızın korkunç ölümü, kasabanın gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. Belediye reisi olayın üstünü kapatmak isterken, bir çocuk gözü önünde köpekbalığı tarafından parçalanınca işler sarpa sarıyor. Artık sadece sahil değil, tüm kasaba bir av peşinde…
Herkes, kafalarındaki korkularla yüzleşmek zorunda kalıyor. “Bir köpekbalığı avına çıkmalıyız!” diye haykırıyor yerel halk. Ve işte o noktada, Richard Dreyfuss’un canlandırdığı o meraklı deniz bilimcisi ve Robert Shaw’un acımasız köpekbalığı avcısı devreye giriyor. Bu ikili, tema üzerine birkaç iyi kahkaha atacak, gerilimli anlar yaratırken sizi de yanı başlarında tutacak.
Ancak, yakalanan köpekbalığı çok da rahat bir nefes almanızı garantilemiyor. Çünkü uzman, işin asıl tehlikesinin başka bir yerde, daha derinlerde olduğunu söylese de kimse onu dinlemiyor… O an, “Hayır” demek istiyorsunuz ama sinemanın karanlık köşelerine çekiliyoruz. Sıcak, renkli anların, dış seslerin ve kan donduran anların hemen ardından, Spielberg’in bakış açısı ile dondurucu bir gerilim başlıyor. Evet, bu bir deniz hikayesi ama içindeki korku ve ihanet… Of ya, harbiden sinemanın klasikleri arasında yer alacak bir yapım! Denizin derinliklerinde ne olduğunu asla bilemezsiniz…
Yorumlar