It's Always Sunny in Philadelphia (2005) Fragman
Film Özeti
“It’s Always Sunny in Philadelphia”, tam anlamıyla absürd bir komedinin ne demek olduğunu gösteren bir yapım. 2005’te başlayan bu dizi, Güney Philadelphia’nın karmaşasını ve izleyicilere sunulan dostluk, ihanet, ve tamamen saçmalıklarla dolu anekdotlarıyla bir fenomen haline geldi. Abi, hayal et, “Paddy’s” adındaki o kötü durumdaki İrlanda barı… Yönetmen Josh Drisko’nun elinden çıkan bu yapıtta, Rob McElhenney, Glenn Howerton ve Charlie Day’in yaratıcılığıyla hayat bulan ruh halini görmek harbiden bir ayrıcalık.
Dizi, aynı çatı altında toplanmış dört avare arkadaşın (bir aralar birbirlerinden hiç etkilenmiyor gibi görünen ama aslında durduk yerde birbirlerine girdikleri komik şakalaşmaların merkezinde olan) kendi çıkarları için sürekli bir çatışma içinde olduğu bir evreni sunuyor. Charlie Day’le başlayıp, Danny DeVito’nun zıvanadan çıkmış karakterine kadar herkes kendi zorluklarını ve fiyaskolarını alaycı bir dille elden geçiriyor. Vallahi bazen gülmekten gözlerim yaşarıyor. Hani, “Düşünecek çok şey yok, fazlasıyla karışık bir hayat kurmuşuz” der gibi bir hava var.
Karakterlerin her biri birer eksantrik, değişik biri. İlişkileri ise kardeş gibi paylaşmanın ötesinde… Yani nasıl desem, bir anda dost gurubunun kapısını bir çıkar çatışması tekmeleyebiliyor. Tüm bunlar, birbirine bağlanan çatı gibi görünüyor ama aslında hepsi koca bir kaos: kendi barlarındaki sorunlarla boğuşan bu arkadaş grubunun hikayeleri, ahlaki değerlerden tamamen uzak, sıradan bir hayatın komedi ile harmanlanması gibi.
Dizinin bittiği her bölümde izleyici olarak, dramadan çok daha fazlasıyla buluşuyorsunuz. Gözlerinizi ekrandan ayırmak zorlaşıyor, malum, karşınızdaki yeşil kaplı barın sırları açığa çıkıyor… İnsan, düşünmeden geçemiyor; “bu kadar mı saçmalanır?” dediğiniz anlar çıkıyor. Sonuç olarak, “It’s Always Sunny in Philadelphia”, kendi içinde dönen yüzlerce absürt durum ve komik karakterleriyle sizi bir daha bırakmayacak…
Yorumlar