Hair (1979)
Film Özeti
Enerji dolu, tutkuyla sarılı, rengarenk melodilerle bezeli bir dönemin ruhunu yansıtan Hair, 60’ların çalkantılı zamanlarına dair adeta bir aşk mektubu gibi… Miloš Forman’ın ustaca yönetimi ve Broadway’den sinemaya taşınan muazzam sahne şovuyla, bu film izleyiciyi bir arayışın içine çekiyor. Claude Bukowski, hayalleri peşinde koşarken, New York sokaklarında düzenlenen hippi eylemlerine katılıyor ve bu sırada güzel Sheila’ya aşık oluyor. Aşkına bir duvar örmek istemeyen Claude, kendini özgür ruhlu bir grup hippinin arasında bulur.
Ama işin tadı burada bitmiyor. Claude, nihayetinde bir savaşın tam ortasına düşüyor; Berger’ın onu Vietnam Savaşı’ndan nasıl kurtaracağı ise izleyiciyi merak içinde bırakıyor. Tamam, belki bu bir müzikal ve eğlenceli sahneleri çok ama çok fazla. Ancak, Filmdeki karakterlerin başlarından geçenlerin, bir dönemin nasıl geçtiğini anlamak açısından ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.
Hayat, sevinç ve keder arasında gidip gelen bir melodi. Müzikleri ise tıpkı bir zaman yolculuğu gibi… Her notası, her tekil sesi size umut ve hüzün taşıyor. 60’ların barış çağrısı, özgürlük arayışı ve toplumsal değişimle harmanlanmış bu hikâye, insanı ortasından sarmalayan bir samimiyetle dolu.
Fragment gibi, bazen sesleri duymadığınız, bazen de sarhoş edici bir şekilde aklınızda yankılanan bir film. Sadece bir hikâye değil, tüm bir yaşam stilinin yansıması… Of ya, gerçek hayatta da bu kadar dert ettiklerimiz var ki… Hippi kültürünün ne kadar özlemle anıldığını, özellikle genç nesil için buna ne kadar hasret kaldıklarını görüyorsunuz. Hair, sadece izlemekle kalmayacak, ruhunuza işlenip size yeni ufuklar açacak bir eser.
1 Yorum
Büyüleyici müziklerle dolu, özgürlük ve aşkı harika yansıtıyor.