Gintama (2006)
Film Özeti
Gintama, dans eden uzaylılar ve düşkün samurayların iç içe geçtiği, kendine has atmosferiyle izleyiciyi içine çeken bir dünya sunuyor. 2006 yılında, Shuuji Miyazaki, Ayako Sato ve Makoto Moriwaki’nin yönetmen koltuğuna oturduğu bu harika film, feodal Tokyo’ya yerleşen uzaylıların yarattığı kaos ve aynı zamanda komediyi sergiliyor. İşte tam burada, karakterimiz Gintoki’nin serüvenleri başlıyor. 17. yüzyılın sonlarına dayanıyoruz; Japonya’nın o zamanları uzaylılar tarafından işgal altında. Hani düşündüğünüzde “Neden bir samuray böyle bir çağda iş bulmaya çalışır ki?” dediğinizi duyabiliyorum… Evet, işsizlik, Gintoki’nin belalısı olmuş durumda. Ama o, pes etmiyor; kiralarını ödemek için her türlü ayak işini yaparak, dostlarıyla birlikte yaşam mücadelesine atılıyor.
Gintama’nın en güzel yanlarından biri, mizahi dilinin ve ince esprilerinin yanı sıra, derin karakter gelişimlerine de yer vermesi. Tam şurada, bir göz gezdirelim; komedi anları içindeki duygusal derinlik, bu yapımın ruhunu oluşturuyor. Karakterler öyle içten ki, onların mücadelelerine katılmadan edemiyorsunuz. Sonunda, bu çılgın karakterlerin her biri ayrı bir başka hikaye sunuyor… İnanın bana, hepsinin altında farklı bir duygu ve hikaye var.
Gintama, aynı zamanda pop kültürüne göndermelerde bulunarak izleyiciyi eğlendiriyor. Yani, anime dünyasına dair pek çok referans var. Dördüncü duvarı da kırmakta üstüne yok; abartmıyorum, bazen kendinize gülümsediğinizi hissediyorsunuz. Dinamik aksiyon sahneleri, kişisel salvasyon hikayeleriyle birleşince, gerçekten özgün bir samuray bakış açısı sunuyor izleyiciye. Gintama, sadece bir film değil; içinde barındırdığı ruhla, mizahın ve aksiyonun bir araya geldiği bir yolculuk… Bu sıradışı eseri merak etmiyorsanız, harbiden bir şeyleri kaçırıyorsunuz demektir. Ne diyelim, popcornlarımızı kapıp ekranın karşısına geçelim!
Yorumlar