Gangsterlerin Arasında (1990)
Film Özeti
Hell’s Kitchen’ın karanlık sokaklarında, yıllar sonra dönmenin getirdiği karmaşayı, “Gangsterlerin Arasında” (1990) her sahnesinde hissettiriyor. Yönetmen Phil Joanou’nun ustaca işlediği kurgunun göbeğinde, Sean Penn’in canlandırdığı Terry Noonan yer alıyor. On yıl boyunca uzak kaldığı evine döndüğünde, karşılaştığı manzara sakıncalı. Hepimiz için zorlayıcı bir dönüş olsa da Terry için bu, pek çok anının kapısını aralayan bir yolculuk…
Terry, çocukluk arkadaşının izinde yeniden sokaklara çıkar. Jackie, İrlanda mafyasının karanlık derinliklerinde kaybolmuş bir ruh. Jackie’nin kız kardeşi Kathleen ile ilişkisini yeniden canlandırması, adeta hayatının akışını değiştiriyor. Gerilim, aşk, dostluk… Hepsi iç içe geçmiş. Kim bilir, belki de geçmişin gölgeleri peşini bırakmaz.
Kısa sürede gerginlik tırmanıyor. Ed Harris’in canlandırdığı karakterle, gangsterlerin dünyası daha da tehlikeli hale geliyor. Olaylar durulmak bilmiyor, her köşe, her sokak, bir tehlikeye dönüşüyor. Zaman zaman iç burkan bir drama, zaman zaman nefes kesici bir aksiyon… Her an gerilimini artırıyor. Gary Oldman ve Robin Wright’ın performansları ise bu karanlık yolculuğa hayat katıyor. Hani deriz ya, “ölüm ve yaşam arasında ince bir çizgi var” diye… İşte o çizgide yürüyen karakterlerin hikayesi bu filmde güzelce işleniyor.
İçinden kaçınılmaz olarak aşk ve ihanet de çıkıyor. Terry’nin duyguları, geçmişin ağırlığı ve mafia yaşamının soğuk gerçekleri arasında gidip geliyor. Hiç ummadığı anlarda kabaran duygular, düşmanlıkların eşiğindeki karakterler arasında bir patlama noktasına dönüşüyor.
Sonuç olarak, “Gangsterlerin Arasında”, sadece bir mafya hikayesi değil. Aşkın, dostluğun ve ihanetin iç içe geçtiği muhteşem bir anlatım… İzlerken, “Vay be, ne oluyor?” dedirtecek sahneleriyle, sizi derin düşüncelere sevk ediyor.
Yorumlar