Frasier (1993)
Film Özeti
İç içe geçmiş bir hayat, biraz mizah, çokça da kıymetli anılar… Frasier, sadece bir komedi dizisi değil, gerçek bir yaşam çerçevesi sunuyor. Kelsey Grammer’ın canlandırdığı Frasier Crane, psikiyatrist olarak hayatını sürdürürken, bir anda kendini ailesinin dinamikleri içinde buluyor. Yani, düşünün ki elit bir hayat yaşarken, aniden avam sayılacak bir yaşam tarzına entegre oluyorsunuz. İşte tam burada, Frasier’ın zekice yazılmış diyalogları devreye giriyor. Kardeşi Niles, (David Hyde Pierce) ve emekli polis baba Martin (John Mahoney) ile olan ilişkileri, komedinin sınırlarını zorlayan o kıvrak zekâyı gözler önüne seriyor. Her bölümde, Crane Kardeşler’in absürt ve nevrotik halleriyle karşılaşıyoruz… Vallahi izlerken resmen kendimi kaybediyorum.
Dizinin baş karakterlerinin her biri; Frasier’ın entelektüel ve kibirli tavrıyla, kahraman babası Martin’in sıradan yaşamı arasındaki tezat, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Daphne (Jane Leeves) ve köpek Eddie, bu ailenin dinamiklerini renklendiren unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Her bölümde, duygu, mizah ve biraz da çılgınlık var… Ne zaman hangi davranışlarının onları gülünç duruma sokacağını kestirmek neredeyse imkânsız. Aslında bu dizi, bizlere ilk bakışta tanıdık gelen o karmaşık insan ilişkilerinin perde arkasına bir bakış sunuyor.
NBC ekranlarında fenomen olan Frasier izleyicisini asla sıkmıyor. Yıllar geçse de sahnelerindeki o alaycı mizah, bağımlılık yaratıyor. Diğer diziler gibi konuları absürt bir şekilde sunmuyor, daha çok hayata dair müthiş bir gözlemci rolü üstleniyor. Son sezonunda 15.9 milyon izleyiciyi kendine çekmeyi başarmışken, ilk bölümündeki 28.6 milyon izleyici rekoru hala akıllarda. Şimdi düşünün; günümüz televizyon dünyasında böyle bir başarı, harbiden kolay değil… Frasier, sadece bir sitcom değil, bizlere ilişkilerin karmaşasını sunan bir medya eseri olarak varlığını sürdürüyor. İzlemeden geçmeyin…
Yorumlar