Final Kızları (2015)
Film Özeti
Gizemli bir hüzünle başlıyor “Final Kızları”, genç bir kadın olan rüyalarını süsleyen bir dünyanın kapılarını aralıyor. Annesini kaybetmenin derin acısıyla boğuşan bu genç kadın, bir şekilde kendini 1980’lerin ikonik korku filmlerinin atmosferine sürüklenmiş buluyor. Ha, diyorsanız ki “nasıl ya?” işte burası aslında filmin en ilginç kısmı.
Yönetmen Todd Strauss-Schulson’un elinden çıkan bu yapım, hem geçmişe özlem duygusunu hem de gençlerin korku dünyasındaki yerini harika bir şekilde yansıtıyor. Ana karakterimiz, annesinin en ünlü olduğu film setinde dolaşırken bir yandan da annesinin kaybını sindirmeye çalışıyor, öte yandan ise bu tuhaf ve ölümcül dünyada hayatta kalmak için kıyasıya bir mücadele veriyor. Gerçekten ilginç değil mi?
Taissa Farmiga, Malin Åkerman ve Nina Dobrev gibi yetenekli oyuncuların performanslarıyla süslenen film, zekice yazılmış diyalogları ve akıcı kurgusuyla dikkat çekiyor. Karakterlerin yaşadığı yenilgi ve zafer anları, seyirciyi adeta içine çekiyor. Korku unsurlarının yanı sıra, mizahi bir dokunuşla zenginleşen film, ciddiyetle komediyi harmanlayarak “korkunun eğlenceli hali”ni sunuyor.
Tabi ki, 1980’lerin o kendine has estetiğini unutmamak lazım… Renkli kostümler, nostaljik referanslar derken, izleyiciyi adeta geçmişe götürüyor. Yani, bir yandan “final kızlarının” efsanevi serüvenine tanıklık ederken, bir yandan da kendi gençliğimize bir selam niteliğinde. Of ya, bu kadar eğlenceli bir film izlemek, gerçekten başka bir şey!
Hatta karelerine yansıyan çeşitli korku ikonikleri, izleyeni yer yer düşündürüyor; hikayenin akışı içinde bu karakterlerin nasıl var olabildiğine dair sorular sormasına neden oluyor. Harbiden, izleyici anlıyoruz ki, korku ve eğlence iç içe geçmiş… Final Kızları, birbirinden farklı ve güçlü karakterlerle yüklü bir film deneyimi sunarak, sadece korkuya odaklanmıyor; hayatın içinden kesitler sunuyor.
1 Yorum
Korku ve mizah harika harmanlanmış!