Farscape (1999)
Film Özeti
Küçük bir uzay mekiği… İçinde astronot John Crichton, kendi geliştirdiği teoriyi test etmek için hayalleriyle buluşmuşken, her şey bir anda alt üst oluyor. Gökyüzündeki o dev solucan deliği, onu binlerce galaksi ötede, bambaşka bir bir evrene sürüklüyor. Of ya, bazen hayatta beklenmedik şeyler gerçekten de başımıza gelebiliyor. Crichton, kendini bir savaşın ortasında buluyor. Ama bu sadece bir savaş değil, binlerce yıllık gerilimlerin kıvılcımları arasında geçen, farklı ırkların amansız mücadelesi.
Şimdi de burada üç mahkum var; bir yandan Peacekeeper’larla savaşırken, diğer yandan Moya adında yaşayan, biyomekanik bir uzay gemisiyle kaçmaya çalışıyorlar. Siz hiç bir geminin yaşamına tanıklık ettiniz mi? İnan bana, tam anlamıyla özel bir deneyim! Crichton, hem bu mahkumlarla hem de Moya’nın çeşitli zorluklarıyla başa çıkmak zorunda kalıyor. Karakterler öyle derin, öyle gerçek ki, adeta yanınızda bir arkadaş gibi hissediyorsunuz.
Düşünsenize, uzayda kaybolmuşsunuz ve etrafınızda sizi saran bir hayat var. Vallahi, işte bu his… korkutucu olduğu kadar da heyecan verici. Hayatla, evrenle ve insanlarla kurulan bu bağ, Farscape’i sıradan bir bilim kurgu hikayesinin ötesine taşıyor. İnsanların duyguları, dostlukları, ihanete dönüşen ilişkileri… Hepsi bir araya geldiğinde ortaya inanılmaz bir dram çıkıyor.
Her bölümde soluk kesen aksiyon sahneleri, zeki diyaloglar ve beklenmedik olaylarla dolu bir yolculuk başlıyor. Galaksiler arası seyahat… Garip yaratıklar… Hepsi elinizin altında ama bir yöntem bulmalısınız, yoksa evrende kaybolup gidebilirsiniz. Farscape, izleyiciyi tavlamayı başarıyor… Bir bakmışsınız, o uzay savaşında kendinizi bulmuşsunuz. Yani, uzayın derinliklerine bir yolculuk yapmak için hazır mısınız?
Yorumlar