Everybody Loves Raymond (1996)
Film Özeti
Ray Barone, hayatının en güzel döneminde, Long Island’ın huzurlu sokaklarında karısını, çocuklarını ve tabii ki, en önemlisi ebeveynlerini barındıran bir adamdır. Harika bir spor yazarı olarak kariyerinin zirvesinde olmasının ardından Bazıları için hayat bu kadar basit kalabilir. Ama Ray için işler biraz daha karmaşık… Zira, tam caddenin karşısında oturan anne ve babası, Marie ve Frank, “Su casa es mi casa” felsefesini benimsemiş durumda. Yani, onların evde yokken bile, Ray’in evindeymiş gibi davranmaları kimseyi şaşırtmıyor. Oh, of ya! Bu durum, Ray’in dergilerini okumalarından tutun, evdeki en küçük anları gözlemlemelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Eşi Debra ile az sayıda yer kaplayan bu komediye dönüşüyor. Ray’in hayatındaki tüm kaos ve karmaşa, çoğu zaman seyirciyi gülmekten kırıp geçiriyor. Fakat derinlerde bir yerde, Ray’in ailevi ilişkileri üzerine düşünmesine ve gerçeklerle yüzleşmesine de olanak sağlıyor. Çünkü içinde bulundukları durum, sadece gülmekten ibaret değil. Ray’in annesi Marie’nin ince hesapları, babası Frank’in esprili tavırları, çocukların büyümesi ve Debra’nın sabrı… Her şey bir araya geldiğinde, sadece bir sitcom değil, aynı zamanda çok katmanlı bir aile portresi izliyoruz.
Bu dizi, bir yandan gündelik yaşamın komik yanlarını, bir yandan da aile bağlarının zorluklarını gözler önüne seriyor. Ray’in ruh halini, evdeki karmaşayı ve ailevi bağların ne denli dayanıklı olduğunu… Harbiden müthiş bir denge yakalıyor. Her bölüm, sıcak bir gülümseme bırakıyor izleyicide ve ailenin içinde bulunduğu durumlar, gerçek hayattan farksız. Hayatı hiç de kolay olmayan bu sıradan adamın maceralarına tanıklık etmek, izleyiciyi sıkı sıkıya bağlıyor. Unutmayın, aile ile ilgili her şey, bazen ağlatacak kadar komik, bazen düşündürecek kadar gerçek…
Yorumlar