Er Ryan'ı Kurtarmak (1998)
Film Özeti
Efsanevi yönetmen Steven Spielberg’in ellerinden çıkan “Er Ryan’ı Kurtarmak” filmi, sadece savaşın dehşetini değil, insan ruhunun dayanıklılığını da gözler önüne seriyor. İkinci Dünya Savaşı’nın çetin şartlarında, bir anne için hayatta kalmanın en büyük anlamı, evladını sağ salim geri getirmek. Yani, kaybettiği üç oğlu için yanıp tutuşan bir kadının tek dileği bu… Kabullenmenin acısı ile sarılan bir kalp, evlatlarını beklemek üzere görünüşte yalnız kalıyor. Tam bu noktada, Başkan’ın başlattığı kurtarma görevi devreye giriyor.
Sekiz cesur asker, yüzbaşı John Miller’ın komutasında, bir adamı kurtarmak için kendi hayatlarını riske atmaya karar veriyorlar. Kurbanlar mı, kahramanlar mı? İşte burası tam bir çatışma alanı. Normandiya çıkarmasında, hayatın ve ölümün dans ettiği arazide, yalnızca bir hayatı kurtarmaya çalışırken, kendilerini büyük bir etik sorgulamanın içinde buluyorlar.
Öyle bir savaş ki bu… Her köşesinde acı, her adımda kayba dair izler var. Tam bir can pazarında, bir adamın hayatı, sekiz adamın kaderine etki ediyor. Hanks, Sizemore, Burns, Pepper ve Goldberg gibi muhteşem oyuncularla dolu kadro, izleyicileri hem gözyaşlarına boğuyor hem de derin düşüncelere yönlendiriyor.
“Sonuçta, savaşın gerçek bedeli ne?” sorusunu sormadan edemiyorsunuz. Peki bir insanın hayatı, yüzlerce hayatın önüne geçer mi?
Vallahi, burada insanlığın sınırlarını sorgulamadan duramıyorsunuz… “Er Ryan’ı Kurtarmak”, mükemmel sahneleriyle, izleyeni derinden etkileyen bir deneyim sunuyor. Savaşın ortasında, insan olmanın dertleriyle yüzleşmek harbiden zor ama şart… Savaşın sadece bir dış etkisi olmadığını, içsel çatışmalara da sebep olduğunu her sahnede hissediyorsunuz. Hem bir anneye hem de kahraman askerlere yapılan bu yolculuk, her izleyeni ayrı bir yere alıyor. Harbiden izlenmesi gereken bir film!
2 Yorum
Gerçekten etkileyici bir film analizi; savaşın derinlerine iniyor.
Büyüleyici bir film analizi! Duygulara dokunuyor.