Elementary (2012)
Film Özeti
Sherlock Holmes, ünlü dedektif, kendini bir anda New York’un karmaşasında buluyor. Londra’da kaybettiği itibarı ve yaşadığı zor günleri unutmak için Manhattan’a kaçış yapmışken, yanında getirdiği tek şey… eski dostu Dr. John Watson. Vallahi, bu birliktelik herkese göre değil! Zira, Watson’ın hikayesi de pek iç açıcı değil. Üç yıl önce başarılı bir cerrahken, bir hata yüzünden hem lisansını hem de güvenini kaybetti. Şimdi külleri yeniden canlandırmak için sıradan bir işte çalışıyor. Ama bu iş… o kadar sıradan mı?
Sherlock’un azgın zekası, aşırı meraklı doğası ve tuhaf alışkanlıkları, Watson’un sade yaşamına zıt bir yaşam sunuyor. İkisi arasındaki dinamik, ne kadar garip gözükse de, aslında bir o kadar çekici. İzleyenleri, zeka dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Drama, gizem ve komedinin iç içe geçtiği sahnelerde, suçun karanlık yüzleri ve insan hayatının kırılgan yapısı ortaya seriliyor. O anlar var ki, of ya, insan tüylerinin diken diken olduğu anlar! Halbuki ikili, sadece suç çözmek için bir araya gelmediler; aralarındaki bağın derinleşmesi kaçınılmaz…
Zengin babasının gölgesinden sıyrılan Sherlock, hayatında her şeyin bir anlamı olduğunu hâlâ düşünüyor. Ama sırf gizem çözmekle kalmayacak, anılarıyla da yüzleşmek zorunda kalacak. Manhattan sokakları, her bir köşe başında yeni bir sır saklarken, Watson ve Sherlock’un bu karmaşık arkadaşlığı izleyicilere gerçek bir dostluğun ne demek olduğunu hatırlatıyor. Ve tabii ki, her ne olursa olsun, burada yalnızca cinayet ya da sırlar yok; hayatın kendisi, zengin bir yelpazede sunuluyor… Birkaç ipucunu birleştirip, bu muhteşem yolculuktan geri kalmayın!
Yorumlar