ドラゴンボール (1986)
Film Özeti
Bir gün, derin ormanların arasında, küçük bir çocuk keşfedilmemiş bir dünyanın kapılarını aralıyor. İşte karşınızda, efsanevi “ドラゴンボール” (Dragon Ball) filmi! Akira Toriyama’nın kaleminden çıkan bu anime, hem dönemin ruhunu yansıtıyor hem de dövüş sanatı tutkunlarının kalbinin en derin köşelerine hitap ediyor. Yönetmenler Osamu Kasai, Minoru Okazaki ve Kazuhisa Takenouchi’nin ustalıkla şekillendirdiği bu dünya, bir yandan aksiyon dolu sahneleriyle göz kamaştırırken, diğer yandan kalpleri ısıtan bir dostluk hikayesi sunuyor.
Hikayenin merkezinde; saf niyetleriyle dolu, sağı solu belli olmayan bir çocuk var: Son Goku. İlk başta naif ve biraz saf gibi görünen Goku, zamanla dostluk, sevgi ve azmin ne demek olduğunu keşfediyor. Biliyor musun, o sadece güçlenmiyor; kendini tanıyor, düşmanlarıyla yüzleşiyor ve en önemlisi, hayatta gerçek yolculuğunu gerçekleştiriyor. O esnada aradığı da… o ünlü Ejder Topları. Vallahi, bu toplar her türlü dileği gerçekleştirebiliyor. Kulağa harika geliyor değil mi? Ama işin asıl sırrı onları bulmak ve dostlukları güçlendirerek başarmak…
Ve işte, bu maceralarla dolu dünya içerisinde pek çok karakter de var. Mayumi Tanaka’nın sesiyle hayat bulan Krillin, Hiromi Tsuru’yla seslendirilmiş Bulma ve Toru Furuya’nın sesiyle duyduğumuz Yamcha; hepsi öyle eğlenceli ki… Onların tepkileri, arkadaşlıkları ve birlikte yaşadıkları maceralar, izleyiciyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Bu karakterlerin arasındaki dinamik, sadece dövüşlerin ötesine geçiyor. Harbiden, samimi anlar ve eğlenceli diyaloglar, serinin ruhunu oluşturuyor.
Dragon Ball, sadece bir anime değil; yıllar geçtikçe gönüllerde taht kurmuş bir efsane! Yani, bir nebze nostalji yaşamak isteyen ve aksiyon sever herkesi kendine çekiyor. Gökler, dağlar, denizler ve o muhteşem dövüşler… Hepsi bu filmde buluşuyor. Kaçırma, çünkü bu yolculuk öyle bir yolculuk ki; izledikçe Goku’nun yanında sen de güçleniyorsun…
Yorumlar