Doğu Ekspresinde Cinayet (2017)
Film Özeti
Doğu Ekspresinde Cinayet, göz alıcı bir geçmişle dolu tren yolculuğunda geçen, zekice kurgulanan bir hikaye. 1930’lu yıllara gidiyoruz; İstanbul’dan kalkmış efsanevi Şark Ekspresi, lüks koltuklarda oturan yolcularıyla birlikte Paris’e doğru ilerliyor. Ama, traş olmuş sakalıyla ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot’nun gözleri, yolcu vagonunun sakin yüzeyinde bir çatlak arıyor. Bir sabah, Amerikalı bir milyonerin cesedi, trenin kapalı koridorunda kaybolup gitmiş bir hayal gibi, bir anda ortaya çıkıyor.
Vay be, tren yolu tam bir cinayet sahnesine dönüşüyor. Başta herkes masum, bir o kadar da tedirgin. Poirot, bu sır perdesini aralamak için elinden geleni yapmalı. Trenin giderken bir yerde durması, heyecanı biraz daha artırıyor… Zaman tıkır tıkır geçiyor. Gerçekten de, katilin kim olduğunu öğrenmek için çok fazla zamanı yok. Michelle Pfeiffer’ın canlandırdığı göz alıcı karakter, Tom Bateman’ın betimlediği karizmatik genç adam ve Johnny Depp’in gizem dolu tiplemesi, her biri ayrı bir sır barındırıyor.
Ama asıl mesele, katilin kim olduğunu öğrenmek. İçlerinden biri, masum görünen bu kalabalığın içinde bir canavar. Kim bilir, belki de bir bakış, bir gülümseme, ya da kaygılı bir bakış açısıyla bir yere yerleşiyor. Poirot, her bir ipucu için akıl ve zekasını kullanmalı. Of ya, bu sırların ardında ne var?
Sadece bir cinayet değil… Aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine bir yolculuk. Aşk, ihanet, suçluluk ve pişmanlık hikayeleri arasında kaybolmak için doğru bir yolculuk. Doğu Ekspresinde Cinayet, izleyeni adeta içine çeken, merak duygusunu tetikleyen, unutulmaz bir deneyim vadediyor. Unutmayın, her yolculuk yeni bir sırla başlar. Poirot, bu sefer aradığından çok daha fazlasını bulacak mı?
1 Yorum
Gizem dolu yolculuk, Poirot’la unutulmaz bir deneyim!