Designated Survivor (2016)
Film Özeti
Senaryosu özenle yazılmış, dinamik karakterleriyle dolup taşan “Designated Survivor”, bir anda sıradan bir hayat süren Tom Kirkman’ın (Kiefer Sutherland) bambaşka bir dünyaya adım atmasıyla başlıyor. Hayatında pek çok şeyin sıradan gittiği bir günde, ülkenin en yüksek makamında bir terör saldırısına maruz kalınca her şey alt üst oluyor. Abi, düşünsenize; konuşma esnasında tüm kongre üyeleri birer birer yok olurken, Kirkman birden bire Amerika’nın Başkanı olur… Hadi canım, bu nasıl bir kader?
Dizinin atmosferi, gerilimi ve dramayı bir arada ustalıkla harmanlıyor. İnanın, diziyi izlerken kalbinizin nasıl sıkıştığını hissedeceksiniz. Amerika Birleşik Devletleri’ni koruma sorumluluğunun omuzlarına bindiği o anları düşünmek bile ürpertici. Her köşeden fısıldayan komplo teorileri, Kirkman’ı sarmalasa da, aynı zamanda ona eşlik eden ailesiyle olan ilişkilerini derinleştiriyor. Yani sıradan bir adamın, dünyanın gözünde bir numaralı hedef haline gelmesi, sadece gerilimi artırmakla kalmıyor; bir ailenin dayanışma gücünü de gözler önüne seriyor…
Kiefer Sutherland’ın oyunculuğu, izleyenleri ekrana kilitleyen bir etki yaratıyor. Her sahnede, Kirkman’ın içsel çatışmalarını, tereddütlerini ve bu yeni rolün getirdiği baskıyı öyle bir işliyor ki, “Ben bu adamın yerinde olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Karakterin hem güncel hem de insani duyguları, izleyicilerin kalplerine dokunmayı başarıyor.
Düşünsenize, aniden dünya’nın en güçlü adamı oluyorsunuz ama bir yandan da içinizdeki korkuları, soruları, kaygıları nasıl bastıracaksınız? Yani işin özeti, “Designated Survivor” sadece bir aksiyon dizisi değil; aynı zamanda insan ilişkilerinin, siyasetin ve ahlaki değerlerin sorgulandığı etkileyici bir yapım. İzleyin, derin bir nefes alın ve Tom Kirkman ile birlikte bu çetin yolculuğa çıkın…
2 Yorum
Duygu dolu bir dizi; Kirkman’la harika bir yolculuk!
Harika bir inceleme, izlemek şart!