Derin Kırmızı (1975)
Film Özeti
“1975 yapımı ‘Derin Kırmızı’, korkunun tınısını piyano tuşlarıyla harmanlayan bir Dario Argento şaheseri. Film, Caz piyanisti Marcus Daly’nin hiç beklemediği karanlık bir dünya ile yüzleşmesini anlatıyor. Bir akşam, intihar eden bir kadın ve bir cinayet… Her şey, bu iki olayın etrafında dönerken, Marcus kendini bir cinayet mahallinin tam ortasında bulur. Vallahi, merak içinde izlerken, içinizde bir kıpırtı hissedeceksiniz!
Daly, görüp duyduğu şeylerin peşine düşer. Ne kadar derin bir karanlığın içine kapıldığının pek de farkında değildir ama birileri onu izliyor… Ve cinayetler başlar. Birbirinden bağımsız gibi görünen bu olaylar, aslında iç içe geçmiş bir bulmacanın parçalarıdır. Marcus, hayatta kalabilmek için sadece katilin kim olduğunu değil, kendi geçmişini de sorgulamak zorundadır. Of ya, kimi koruyacağım, kimle yüzleşeceğim derken tamamen bambaşka sırlara ulaşacak.
Argento’nun usta çekimleri, sinematografisi ve müzikleriyle, izleyicide derin bir etki bırakmayı başarıyor. Her sahnesinde bir parça kaygı, her yatakta bir sır… Gerilimi tırmandıran sahneleriyle hem kalp atışlarınızı hızlandırıyor hem de merakınızı doruğa çıkarıyor. Harbiden, her izleyişte yeni bir detay keşfedeceğiniz, tanıdık bir melodinin yüzeyinde derinlere doğru giden bir serüven bekliyor sizi.
Özellikle Marcus’un karakterine hayat veren David Hemmings’in performansı, filmin ruhunu iyice hissettiriyor. Hani bazı filmler vardır, izlerken kendinizi içinde kaybolmuş gibi hissedersiniz ya, işte ‘Derin Kırmızı’ tam da o yapımlardan. Bir müzik hocasının sırlarla dolu bu hikayesindeki yolculuğu, sizleri adeta içine çekecek. Sonuç olarak, cinayetlerin ardındaki gerçek, aslında her zaman sürprizler barındırıyor…”
1 Yorum
Şahane bir film analizi! Mükemmel detaylar.