Değiştirilmiş Karbon (2018) Fragman
Film Özeti
Buz üzerinde 250 yıl boyunca uykuya dalmış bir adam, yeniden hayata dönmenin telaşıyla açıyor gözlerini. Geçmişinin hayaleti peşinde… Tamam, biraz fazla dramatik ama vallahi bu film tam olarak böyle bir hikaye sunuyor. Değiştirilmiş Karbon, sıradan bir bilim kurgu filmi, değil; aksiyon, drama ve derin bir felsefi sorgulama barındırıyor. Yönetmen koltuğunda Salli Richardson-Whitfield, Jeremy Webb ve Uta Briesewitz otururken, Joel Kinnaman gibi yıldız isimler de kadroyu güçlendiriyor. Zaten, Kinnaman’ın performansı sayesinde hayal gücünüzün sınırları zorlanıyor.
Filmimizin ana karakteri Takeshi Kovacs, bir mahkûm. Ama öyle sıradan bir mahkûm değil; 250 yıl sonra bir başka vücutta diriliyor. Yani, insanın vücudunun değiştirilmesi fikri üzerine kurulu bir evrende yaşıyoruz. Bu noktada, işin içine cinayet ve akılalmaz entrikalar giriyor. Kovacs, kendisini bu karmaşık yapının içinde buluyor ve özgürlüğünü kazanmak için birçok zorlukla yüzleşmek zorunda…
Her şey, kendisini bir cinayeti araştırırken bulmasıyla başlıyor. Bu sadece sıradan bir cinayet değil; bir saldırı, bir komplonun parçası. Karakterin yaşadığı bunalım, izleyiciyi derinden etkiliyor. Her sahnede, hem Kovacs’ın atılımları hem de yaşadığı ruhsal çalkantılar, insanın özünü sorgulamasına neden oluyor. Hayatta kalmak mı daha önemli, yoksa sevgi ve özgürlük mü?
Dışarıdan bakıldığında bir aksiyon filmi gibi görünse de, aslında içsel çatışmalarla dolu bir yolculuk… Harbiden, izlerken kendinizi “ya ben bu durumda ne yapardım?” diye sorar buluyorsunuz. Adamın çabasının ne kadar gerçekçi olduğunu, ortaya koyduğu mücadelede ne kadar insan olduğu göründükçe daha da iyi anlıyorsunuz. O yüzden bu filmi izlerken, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda bir düşünce yolculuğuna çıkıyorsunuz. İzlemeden geçmeyin derim…
Yorumlar