Dalgalar (2019)
Film Özeti
Güney Florida’nın sıcak, güneşli ve bir o kadar çalkantılı atmosferinde geçen “Dalgalar” filmi, kaybın yaşamlarımız üzerindeki etkisini derinlemesine ele alıyor. Trey Edward Shults’un yönetmenliğini üstlendiği bu yapım, karşımıza Afrikalı-Amerikalı bir aileni dramatik öyküsüyle çıkıyor. Baba figürü… İyi niyetli ama otoriter bir adam olarak, ailesini sarmalıyor. Bu baskının altında çalışmaya çabalayan çocukların içsel mücadeleleri, izleyicinin yüreğine işleyecek şekilde konu ediliyor. İnan, izlemekten kolay kolay vazgeçemeyeceksin.
Filmin baş karakteri Tyler, Kelvin Harrison, Jr. tarafından canlandırılıyor. O genç adam, kaybın ardından hem ailesiyle hem de kendisiyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Her şeyin daha iyi olacağına dair bir umut taşırken, aslında derinlerde bir fırtına kopmuş durumda. Taylor Russell’ın canlandırdığı Hayley ise, bu kaybın yarattığı derin duygusal dalgalara kapılıyor. Vallahi, bu iki genç oyuncunun performansları harbiden nefes kesici.
Dalgalar’ın sıradan bir dram filmi olmadığını anlamak için, yönetmenin anlatım tarzına bir bakmak yeterli. Sırf bir hikaye değil, aynı zamanda bir deneyim. Her karede, duyguların yoğunluğu hissediliyor. Kaybın tarif edilemez acısı… Bir tarafta otoriter baba, diğer tarafta aile bireyleriyle yaşanan çatışmalar… Tüm bunlar, izleyiciyi derin düşüncelere itiyor. Kim bilir, belki de kaybı kabullenmek, hayatta en zor şeylerden biri.
Karakterlerin yaşadığı bu derin dönüşümler, her birimizi etkileyen bir mesele. Herkesin hayatında böyle dönemler vardır; kayıplar, çatışmalar, duygusal dalgalanmalar… Shults, bu karmaşık durumları çok iyi yönetiyor. İzlerken, “of ya, şu an ne yapıyorum ben?” diye düşünebilirsin. Kısacası, “Dalgalar” sadece bir film değil, içsel bir yolculuk… Sen de bu yolculuğa çıkmaya hazır mısın?
Yorumlar