Buried in Barstow (2022)
Film Özeti
“Buried in Barstow”, bana kalırsa dram ve aksiyonun iç içe geçtiği, tam anlamıyla bir karakter derinliği sunan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Yönetmen Howard Deutch, hikayeyi öyle bir kurgulamış ki belki de sıradan bir filmi izlerken kendimizi bambaşka duyguların içinde buluyoruz. Angie Harmon’un canlandırdığı Hazel King karakteriyle tanıştığımızda, onu hemen seveceğimizden emin olabilirsiniz. Tek başına bir anne olarak, geçmişteki zorluklarından sıyrılmaya çalışıyor ama işin içine, korumak istediği kızı da girdiğinde işler bir hayli çetrefilli hale geliyor.
Vallahi, bu filmde sadece bir anne değil, aynı zamanda bir savaşçı görüyoruz. Hazel, ne olursa olsun, sevdiklerini korumak için elinden geleni yapıyor. Uğraşlarının eksikliği yok, ama hayatta kalabilmek için olduğu gibi, diğer savunmasızların da sesi oluyor. Sadece kendini değil, başkalarını da koruma mücadelesinde adeta bir kalkan gibi… O yüzden, “Buried in Barstow”u izlerken bazen içim burkuldu. İzleyiciyi derinden etkileyen sahnelerle dolu; bunu söylemem lazım.
Filmin anlatım tarzı, gözümüzün önünde canlanıyor ve sanki biz de o kasabanın bir parçasıymışız gibi hissettiriyor bize. Bir tarafta tehlikeler, diğer tarafta sevgi ve bağlılık… Bu ikisi arasındaki dengeyi kurmaya çalışırken, Hazel’ın hayatına dair her bir ayrıntı, bizim için daha anlamlı hale geliyor. Kristoffer Polaha’nın performansı da çoğu sahnede göz alıcı, izlerken “abi harbiden çok iyi ya!” dedirten bir akıcılığı var.
Eğer aksiyon ve dramın iç içe geçtiği, kalbimizi sıkan ama aynı zamanda heyecan dolu bir deneyim arıyorsanız, “Buried in Barstow” tam size göre. Sonuçta, hayat bazen zorluklarla dolu olsa da, sevgi ve dayanışma her şeyin üstesinden gelebiliyor. Şimdi bu ilginç yolculuğa, doğru yola çıkmaya ne dersiniz?
1 Yorum
Duygusal derinliği ve aksiyon sahneleriyle öne çıkan bir film. İzlenmeli!