Bohemian Rhapsody (2018)
Film Özeti
Bohemian Rhapsody, müziğin sınırlarını zorlayan bir efsanenin hikayesini özenle işleyen, yönetmen Bryan Singer’ın elinden çıkma harika bir eser. Film, muhteşem müziğiyle, ulaşılmaz bir yıldız olan Freddie Mercury’nin hayatının dönüm noktalarına cesurca ışık tutuyor. Rami Malek, Mercury’yi öyle bir şekilde canlandırıyor ki, izlerken “Vay be!” demekten kendinizi alamıyorsunuz.
Film, Queen grubunun yükselişini anlatırken sahneler arasında hızla geçiş yapıyor. Eğlenceli anlar, hayal kırıklıkları ve aksiyon dolu konserler… Mesela, her biri birer stadyum dolusu insanı coşturan şarkılar, bir anda tüm ruhu ele geçiriyor. Bu sahnelerde, Gwilym Lee, Ben Hardy ve Joseph Mazzello gibi oyuncuların performansları da oldukça etkileyici. Bazen bir gülümseme, bazen de bir hüzün… Hepsi çok gerçek!
Ama iş filmde sadece müzikle bitmiyor. Mercury’nin içsel çatışmaları, onu bitiren hastalıkla verdiği mücadele… Bu türden anlar, filmdeki duygusal derinliği arttırıyor. Yani, sıradan bir biyografi değil bu; gerçek bir yaşam mücadelesi.
Ve tabii o unutulmaz an: Live Aid konseri… Tüm dünyanın önünde, sahnede yalnızca bir adamın değil, bir müzik devinin yankılanmasını izlemek… O an, ekran başında oturan her insanın kalbini sarmalıyor. Yüzlerce insanın ayakta alkışladığı o anı düşünsenize, harbiden insanı etkiler.
Sonuç olarak, Bohemian Rhapsody, sadece bir film değil; bir müzik kutlaması, bir serüven. Queen’in ve Freddie Mercury’nin mirasını dokunaklı bir dille aktaran bu yapıtta, müzik ile hayatın anlamını bulmak oldukça keyifli. İzleyip dinlemek, hayalperest kalmak… Kısacası, bu hikaye, ruhu besleyen bir parça!
2 Yorum
Bohemian Rhapsody, müziğin büyüsüyle dolu, etkileyici bir yaşam hikayesini mükemmelce sunuyor.
Harika bir gözlem, müzik ve duygu!