Biz (2019)
Film Özeti
Şimdi düşün; yazlık bir evde, deniz manzarasının tadını çıkardığın bir tatilin ortasındasın. Her şey yolunda gidiyor. Ama herkesin kötü bir rüyası vardır, değil mi? İşte “Biz” filmi tam da burada başlıyor. Jordan Peele, bu akıllara durgunluk veren yapımıyla, aile fertlerinin bir araya geldiği bu huzurlu anları sarsıcı bir kabusa dönüştürüyor. Gabe ve Adelaide Wilson çifti, çocukları Zora ve Jason ile birlikte hayallerindeki tatili yapmak için yazlıklarına gittiğinde, her şeyin harika olacağını düşünürken, kendilerine ait olmayan bir grup insanın beklenmedik bir şekilde kapılarını çaldığı an, her şey alt üst oluyor.
Bütün izleyiciler için bir gerilim yumağına dönüşen bu an, sadece beklenmedik misafirlerle değil, aynı zamanda kendi içsel korkularıyla da yüzleşmek zorunda kalan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Lupita Nyong’o, Adelaide karakterini canlandırarak bu mücadeleyi çok etkileyici bir biçimde temsil ediyor. Hani, “Ya her şey bir rüya değilse?” sorusuyla kapıldığımız o anlar var ya… İşte o sorunun cevabı film boyunca belirsizliğini koruyor.
Evin içinde en basit şeylerin bile korkutucu olabileceği bir atmosfer yaratılmış. Kimi zaman gülümsememek elde değil; ama perdenin arkasında ne olduğu konusunda, bu gülümsemenin ne kadar yüzeysel olduğunu da anlıyor insan. Tabi ki şunu da unutmamak lazım: Gerilim, sadece sahnelerde değil, aynı zamanda karakterlerin iç dünyalarında da etkin. Winston Duke’un Gabe karakterindeki hırçınlık ve karamsarlık; Elisabeth Moss’un alışılmışın dışında değişken tavırları, aklınıza kazınacak bir deneyim sunuyor.
Yani, “Biz” filmi, sıradan bir yaz tatilinden daha fazlası. Aile, kimlik ve korkunun sorgulandığı bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bu tatilde huzur bulmayı umarken, karşılaştığınız karanlık gerçekler gözlerinizi açıyor. Kimdir bunlar? Nereye kadar kaçabilirsiniz? Korkunun tanımı; bambaşka bir evde yaşamıyor gibi hissettiren bir deneyim… Gözlerinizi kırpmadan izleyeceğiniz bu film, sizi sonunu bilmediğiniz bir labirentte kaybettirecek…
Yorumlar