Beyaz Prenses (2017)
Film Özeti
Bir dönemin en çatışmalı, en karmaşık olaylarının tam ortasında yer alan “Beyaz Prenses”, izleyiciyi tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. 2017 yapımı bu film, yönetmen Alex Kalymnios ve Jamie Payne’ın ellerinde, Philippa Gregory’nin aynı adlı eserinin sinemaya uyarlanmasıyla hayat buluyor. Tarihin derinliklerinde kaybolmuş bir aşk hikayesinin etrafında dolanan cümleler, gerçek bir destanın kapılarını aralıyor…
Özellikle savaşın ve iktidar mücadelelerinin gölgesinde gelişen Elizabeth’in (Jodie Comer) öyküsü, izleyiciyi derinden etkiliyor. Kızıl saçlarıyla tanınan, Lancaster hanedanının prensesi olarak bilinen Elizabeth, bir yandan kendi içsel çatışmalarıyla yüzleşirken, diğer yandan düşmanı olan York’ların son temsilcisi olarak kaderini belirleyen 7. Henry ile evlenmek zorunda kalır. Dolayısıyla hikaye, sadece bir evlilik üzerinden değil; aynı zamanda iki düşman ailenin geçmişiyle yüzleşme cesaretiyle birleşiyor…
Rebecca Benson, Jacob Collins-Levy ve Kenneth Cranham gibi yetenekli oyuncuların müthiş performanslarıyla zenginleşen bu yapım, izleyiciyi hem görsel hem de duygusal açıdan sarıyor. Olayların giderek çatışmalı hale gelmesi, Elizabeth’in içsel mücadelesini ve kararlılığını öne çıkarıyor. O anlar… bir yanda duyulan aşk, diğer yanda iktidarın getirdiği zorunluluklar… Gerçekten etkileyici bir denge.
Of ya, tam da bu noktada filmin atmosferi kadar güçlü diyaloglar da dikkat çekiyor. Anlatım dili akıcı ama derin, olaylar günümüzün meselelerine de işaret ediyor. Seyirciyi sıkmadan, düşünmeye itiyor. Tarihi bir drama bekleyenler için “Beyaz Prenses”, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda insana özlem, fedakarlık ve asalet üzerine düşündüren bir hikaye sunuyor. Zamanla bambaşka bir açı kazanacak olan bu film, aynı zamanda tarihimizde derin izler bırakmış bir dönemin duygularını yansıtıyor… Şimdi, Elizabeth’in mücadelelerine dalmaya hazır mısınız?
Yorumlar