Baykuş Evi (2020)
Film Özeti
Luz Noceda sıradan bir kız ama bu sıradanlık, onu yepyeni bir maceranın kapısını açan bir yolculuğa götürüyor. Okulda yaptığı yaramazlıklarla anılan Luz, annesi tarafından bir akıl kampına gönderildiğinde, kendi hayal dünyasından kopmak zorunda olduğunu düşünür. “Anne, bu kitaplarla işim yok,” derken, aslında hayatında büyük bir dönüm noktasına adım attığını fark etmez. İyi mi yaptı, kötü mü? İşte burada, o talihsiz an başlıyor…
Bir gün annesinin ısrarlarına karşı, ona bırakılan hayal ürünü bir kitabı çöpe atarken, birden bir baykuş bir şeyler çalar. Merak, dikkatini çektiği anda, Luz o baykuşun peşinden koşarken kendisini büyülü bir dünyada buluyor: Kaynayan Adalar. Harbiden, düşündüğünden çok daha farklı bir yer burası. Burada Edalyn Clawthorne, yani Baykuş Kadın ile karşılaşması, ona yaşamının en büyük dersini verecek. Cadıların dünyasında kendini kaybetmekten mi korkacak yoksa burada bulduğu güçle yeni bir benlik mi inşa edecek?
Harika animasyonlar, büyüleyici karakterler ve kalp ısıtan hikaye dokusuyla Baykuş Evi, izleyenleri gerçekten içine çeken bir deneyim sunuyor. Luz’un macerası sadece fantastik bir yolculuk değil, aynı zamanda öz kimliğini bulma hikayesi. Kimi sahnelerinde gülümseten, kimi sahnelerinde duygulandıran bir film ile karşı karşıyayız. Of ya, bu film izlerken “acaba ben de başka bir dünyaya adım atabilir miyim?” diye düşündürtüyor.
Sonuçta, ışıklar altında parlayan bu büyülü dünyaya bir adım atmak için ne bekliyorsunuz ki? Belki de siz de bir baykuşun peşinden koşmalısınız…
Yorumlar