Ateş ile Yangın (2012)
Film Özeti
“Ateş ile Yangın” filmi, yoğun bir günün ardından bir grup itfaiyecinin sıradan bir akşamı nasıl kâbusa dönüştüğünü anlatıyor. Jeremy Coleman (Josh Duhamel) ve arkadaşları, işten sonra biraz alkol almayı planlarken, Jeremy’nin girmesiyle mağazada yaşanan hain bir suç… Yani, ne demek istediğimi biliyorsun; her şey bir anda tersine dönüyor. Olayları gözleriyle görmesiyle birlikte, hayatındaki her şey tehlikeye giriyor.
Bir de Bruce Willis’in canlandırdığı Dedektif Mike Cella var tabii ki. Düşünsene, hani şu hapiste yatan neo-nazi Hagan’ı (Vincent D’Onofrio) tutuklamak için kolları sıvıyor ama işler beklediği gibi gitmiyor. Jeremy’nin durumu, ayakları yerden kesilecek bir hal alıyor. Çift taraflı aynanın arkasında bir hain var ve o hain, onu ezbere tanıyor… Of ya, böyle bir durumda ne yaparsın? Daha doğrusu, Jeremy ne yapacak?
Hagan’ın avukatının planlarıyla birlikte, tanık koruma programına geçmek zorunda kalan Jeremy, kariyerini bir kenara bırakmak zorunda kalıyor. Kayıplarının acısını fazlasıyla yoğunca hissederken, tanık koruma memuru Talia Durham’a (Rosario Dawson) duyduğu aşk, ona bir tür teselli sunuyor. Yani, aşk her zaman kurtarır mı? Ya da bir belaya bu kadar yakın olmak, aşkın tadını kaçırır mı dersin?
Haftalar ilerledikçe Hagan’ın duruşmaya çıkmasına engel olamayan Jeremy ve Talia, tehditlerle dolu bir dünyada hayatta kalmak için çabalarken, gerilim dolu anlar peşlerini bırakmıyor. O dakikaları izlemek, kalp atışlarını artırıyor… İncitici bir kedi fare oyunu içinde, Jeremy’nin nasıl bir savaş verdiğine tanık oluyoruz.
Sonuç olarak, “Ateş ile Yangın”, izleyiciye hem dramı hem de aksiyonu bir arada sunan müthiş bir yapım. Beklenmedik sürprizleri, rock’n’roll tadında bir gerilimle birleşmiş, gerçekten kaçırılmaması gereken bir film.
2 Yorum
Gerilim ve aşkın harika bir şekilde harmanlandığı “Ateş ile Yangın”, kaçırılmaması gereken bir deneyim sunuyor.
Gerilim dolu sahneleri ve aşk hikayesi ile dikkat çekici bir film!