ALF (1986)
Film Özeti
Tipik bir aile babası olan Willie Tanner, her şeyin normal ve huzurlu olduğu bir hayata sahip. Ama bir gün, başına gelen beklenmedik bir olay, tüm yaşamını altüst eder. Melmac gezegeninden gelen garip bir misafir, tam da garajının çatısına düşer. Bu yaratık, sevimliliği ve tuhaf davranışlarıyla dikkat çeken ALF; adı aslında Gordon Shumway. İlk bakışta sıradan bir uzaylı gibi görünmüyor, o daha çok bir ailenin içine sızmış, onları sürekli güldüren bir karmaşaya sebep olan bir dost. Çocuklar onunla vakit geçirmekten büyük keyif alırken, anneleri Kate bu durumu pek de desteklemiyor. “Evde gizlenmesi gereken tüylü bir yaratık istemiyorum!” diye haykırıyor ama çocukların ALF’e olan sevgisi hiç azalmıyor.
ALF, eğlenceli ve zaman zaman da dram dolu sahneleriyle izleyicilere sunulurken, aile dinamiklerine dair komik ve düşündürücü bir yolculuğa çıkarıyor. Willie ve ailesi, bu alışılmadık misafirle birlikte zamanla birçok macera yaşıyor. ALF’in muzipliği, hayatlarını daha eğlenceli hale getiriyor ama bir yandan da işlerin içinden nasıl çıkacaklarını düşünmek zorunda kalıyorlar. Her bölümde, kendinizi bu alışılmadık aile yapısının içinde kaybolmuş buluyorsunuz. ALF’in sıradışı tasarımı, ukala tavırları ve tatlı şımarıklığı, aile bireyleri arasında hem bağlılık hem de güldüren anlar yaratıyor. “Of ya, bu uzaylı bir dert gerçekten!” dediğinizi duyar gibiyim.
Bir ailenin, sıradan ve alışılmışın dışındaki bu hayat hikayesinin içinde kendinizi buluyor, bazen gülümsüyor, bazen de dumura uğruyorsunuz. ALF, yalnızca bir komedi dizisi değil, aynı zamanda aile olmanın getirdiği karmaşalarında bir aynası. Hayatın bazen garip, bazen de sempatik yanlarının bir derlemesi gibi…
Yorumlar