A Gentleman in Moscow (2024)
Film Özeti
Metropole Oteli’nin zarif merdivenlerinden yükselen bir melankoli var. 1922 yılındayız ve Kont Rostov, ihtişamlı ama bir o kadar da hapsolmuş hayatının girdabında kaybolmuş durumda. Ewan McGregor’ın hayat verdiği bu karakter, bizlere bir dönemin ruhunu, geçmişin ağırlığını hissettirirken, gözlerimizi ekrandan ayıramıyoruz. Of ya, düşündükçe insanın içi cız ediyor… Komünist Parti, bu aristokrat kalbi kapana kısarak, onu otelden dışarı adım atmaktan men ederken, Kont Rostov’un hayatı da baştan sona değişiyor.
Sarah O’Gorman ve Sam Miller’ın yönetimindeki bu film, sadece bir hapis hikayesinden ibaret değil. Aksine, bir insanın sınırlarını nasıl aşabileceğinin, umudun ve hayal gücünün gücünü keşfetmenin öyküsü. Metropole’un içine hapsolmuş bir yaşam, aslında dış dünyaya açılan bir pencere olabiliyor. Kont’un hayatı artık dört duvar arasında geçiyor ama içindeki yaşam arzusunu, tutkusunu kaybetmiyor. Harbiden, hayatta kalmak için mücadele etmek, bazen en beklenmedik anlarda karşımıza cıkıyor. Üstelik yanındaki karakterler de boş değil; Mary Elizabeth Winstead, Johnny Harris ve Fehinti Balogun gibi güçlü isimler, onu çevreleyen dünyanın derinliklerini açığa çıkarıyor.
Film, tarihsel unsurlarla dolu ama duygusal manevralarıyla da izleyiciyi sarmalıyor. Kont’un gözünden Moskova’nın o dönemdeki halleri, dönemin karmaşasını ve insan ruhunun dayanıklılığını ortaya koyuyor. Metropole’nun içindeki yaşam ve lüks, dıştaki kaosla ne kadar çelişiyor… Bunu her an hissediyoruz. Ve garip bir şekilde, Kont’un yaşadığı zorluklar, bizlerin günlük hayatta karşılaştığı pek çok engeli de simgeliyor.
Dönem filmi, dramın yanında bir nebze de mizah barındırıyor. Karakterler arasındaki diyaloglar, bazen gülümsetiyor, bazen düşündürüyor. Ne kadar hapsolmuş olsa da, Kont Rostov’un ruhunu prangalarına rağmen özgür bırakıyor. Her şeyin bir bedeli var; özlem, kaybettiğimiz zaman ve en önemlisi, insanın kendi içinde verdiği mücadele… Bu film, hayatta kalma tutkusunun, dolayısıyla insan olmanın peşinde koşuyor… Ve biz, bu yolculukta Kont’a eşlik etmek için sabırsızlanıyoruz.
Yorumlar